Bugünden sonra, yeni bir süreç, yeni bir dönemeç…
63 binli günlük vaka sayısının ardından 7 binlere gerileyen salgında son karar açıklanacak.
Bilim Kurulu, yeni normal dönem adına düşüncelerini ifade etti, iletti. Tavsiye kararları Bakanlar Kurulu’nda masaya yatırılacak ve yol haritası karşımıza konulacak.
15 aydır tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, bir dizi tedbirler uygulamaya alındı, kısıtlamalar konuldu vs. Alınan kapanma-kısıtlama kararları tekrar tekrar vizyona girdi. Muhtemeldir ki, bugün açıklanacak karar doğrultusunda yeni bir yöne evrilme başlayacak. İşte tüm meselemiz de bu.
Çıkacak gevşeme kararının ardından iki şeye dikkat edersek, hayatımızı kâbusa çeviren, özgürlüklerimizi kısıtlayan durumlarla karşılaşmayız.
Birincisi… Yeni kararlarla birlikte hiçbir şey olmamış gibi davranmamak. Yani bireysel sorumluluk almak. Dikkatli özenli davranmak, kurallara uymak.
İkincisi… Aşı olmak. Sırası gelen herkes, gidip aşısını olmalı. Toplumsal bağışıklığa ulaştığımız zaman, hayat daha da kolaylaşacak, şikâyet ettiğimiz şeyler azalacak. Bilim ve bilimselliğe teslim olmak gerekiyor.
Yalnızca biz değil tüm insanlık buhranlı bir sürecin içinden geçiyor.
Evet, doğrudur, sıkıldık, daral geldi.
İşte tam bu noktada tekrar kere tekrar kısıtlamaya maruz kalmamak adına sorumlu davranmak en kestirme çözüm yolu. Bakın, Avrupa’ya, ABD’ye ve dahi gelişmiş ülkelere; neredeyse aşı işlemini tamamlamak adına çok büyük bir mesafe kat etmiş vaziyette. Son yapılan anlaşmalar ile bu konuda Türkiye’nin eli güçlendi. Biraz dikkat, azıcık özen ile önümüzdeki yaz sonu ülke olarak istenilen seviyeyi yakalarız.
Öyleyse, inanalım, iyiye konsantre olalım da her şey iyi olsun!














