Nihayet pastırmayı tescil ettirdik.
Avrupa Birliği (AB) coğrafi işareti (PGI) tescil süreci, neredeyse 10 yıldır devam ederken, Bulgaristan’ın (Onlarda da benzer bir ürün var ve adına pastarma govezhda deniliyor ama bizimki ile bire bir örtüşmüyor) sürekli itirazları ve “Pastırma bize ait” tezi çürütüldü ve Kayseri Pastırması adına maksat hâsıl oldu. AB’nin Türkiye adına tescillediği 46. Ürün Kayseri Pastırması oldu.
Orta Asya Türk toplulukları Hunlar, Oğuzlar gibi göçebe boylar vasıtasıyla Anadolu’ya giren ve Kayseri’de hayat bulan pastırmanın tüm açık kaynaklara göre anavatanı Kayseri kabul edilir. 11. Yüzyıl itibarıyla Selçuklu akıncılarının İpek Yolu üzerinde bulunan Kayseri ile tanıştırdığı pastırma burada gelişti ve bugünkü formu ortayı çıktı. O nedenli birilerinin işkembeden sallayarak, pastırmaya sahip çıkma gayreti nafile çabadan başka bir şey değildir. Bu durumu da en net biçimde 17. Yüzyıl gezgini Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde ayrıntılı biçimde anlatır ve Kayseri Pastırması’nı öve öve bitiremez. Nihayetinde pastırma saray mutfağının da vaz geçilmezleri arasında yer alır.
Kısa bir bilgi ile pastırmanın ne kadar Kayserili olduğunu anlattık ama AB’den tescil ettirmek gerçekten büyük bir özveri, emek ve mücadele gerektirdi ama beklenen sonuç çıktı. Yaklaşık 10 yıl süren serüvende mutlu sona ulaşıldı.
Daha önce de konuya dair fikirlerimi ve geç kalınmışlığı defatle ortaya koyan birisi olarak, bugün gelinen noktayı takdir etmek boynumuzun borcu. Doğrusunu söylemek gerekirse, yıllardır verilen pastırma kavgasında AB’ye kaçacak yer bırakmayan ve tescili alan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’un bu işte emeği yadsınamaz.
KTO Başkanı bugün bir basın toplantısı yaparak, Kayseri Pastırması AB tescil sürecine dair detaylı bilgi verecek. Dünden bugüne emeği geçen herkesi kutluyorum ama bu sevda burada bitmemeli. Pastırma kadar önem arz eden sucuk ve mantı adına da derhal, vakit kaybetmeden harekete geçmek gerekiyor. Zira saçma sapan sahiplenme duyguları ile pastırmaya bile rezerv koymaya çalışanlar bir kenara, artık mantı ve sucuk da AB’den tescil almalı. Hem de hemen, belemeden çalışmalara başlanmalı!













