O oldu,
Bu oldu
Şu oldu…
Hiçbir şey olmasa bile bir şeyler oldu ve Kayserispor küme düştü. Zira artık lig TFF tarafından tescil edildi.
Nihayetinde Kayserispor tarihinde ilk kez küme düşmedi. Bırakın 1., 2. Lig’i, 3. Lig’de bile mücadele etmek zorunda kaldı. Çok daha zor günler geçirdi, hepsinin üstesinden gelerek, önemli bir marka olmayı başardı. Doğru adımlar atılsaydı, elbette güle-oynaya kalabileceğimiz bir lige veda durumu yaşanmazdı. Ancak gazeteciler arasında stoper, kaleci arayan iş bilmez-beceriksiz bir başkan tarafından yönetilen bu takım, kendi adına kaçınılmaz sonu yaşadı. Hem de Milletvekili Baki Ersoy’un canhıraş mücadelesine rağmen…
Berbat bir yönetim anlayışı, makûs-meşum sonu çoktan hazırladı… Berbat demişken, örnekle anlatayım:
Gördüğü kırmızı kartların dışında tek satır icraatı olmayan bir sportif direktör var ya… Gelin size onun maliyetini yansıtayım da iş bilmezlik nasıl oluyormuş, herkes anlasın, şuurlansın, aydınlansın… A. Demirspor’un küme düşüren bu zat, Kayserispor ile öyle bir kontrat yapmış ki, ballı börek… Aylık 500 bin lira maaş, ayrıca kaldığı rezidansın ücreti (Aylık 60 bin)… Yetmemiş bir de kendisine en havalısından günlük kullanabileceği otomobil kiralanmış iyi mi? (Bunun maliyetini de size bırakıyorum) Bireysel uçak biletleri filan daha neler neler… E bu adam ne yapmış, hangi transferin baş mimarı olmuş; kimleri getirmiş de ne fayda sağlanmış takıma, çıkın konuşun şimdi…
Sözde sportif direktör ama sözleşmesi antrenör olarak geçen bir isimden bahsediyorum; meşhur kırmızı kart Muhammed Türkmen huzurlarınızda ve iftiharla sundu(!)
Bu kafayla gidilen yolun sonu felaketti, öyle de oldu nihayetinde…
Biz bu köşeden sezon boyunca bilmem kaç kere uyardık; doğru futbol aklı diye… Siz doğru futbol aklı olarak böyle bir direktörü Kayseri’ye layık görünce, kaçınılmaz son ensemizden yakaladı ve hiç bırakmadı Sarı-Kırmızılı formayı…
İlk günden beri yalnızca futbol aklı mı dedik… Açın arşiv yazılarını okuyun… Şehir birleşmeli, bütünleşmeli… Bu şehre yön verenler ve STK’lar bir araya gelmeli gereğini yapmalı dedik… Dedik de dedik… Eski Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Niyazi Bahçecioğlu’nun bu takımı 3. Lig’den alıp Süper’e taşıdığını ve yönetiminin kimlerden oluştuğunu anlattık… Hâsılı kulak kabartan bile olmadı… Şimdi bir baktık, dediğimiz o birleşme-bütünleşme toplantısı yapıldı. Açık açık yazalım, yeni sezon adına doğru bir adım, eksikler olsa da. Amma velakin, bunu sezon başında veya ortasında niçin yapmadınız diye sormamız lazım değil mi? Atı alan Üsküdar’ı geçmiş, biz uykudan yeni uyanıyoruz; günaydınlar olsun! Biraraya gelmek için illa düşmemiz mi lazımdı?
Mesele ve işin özü şu: Kayserispor ne pahasına olursa olsun, siyaset üstü kalmak zorundadır. Unutmayın stada takıma destek için gelen her siyasi partiye mensup insanlar var. O nedenle siyasi saiklerle değil, özde Kayserispor sevgisiyle hareket etmek, birincil öncelik olmak zorundadır.
Yapılması gerekenler 4 işlem gibi basit ve berrak biçimde karşınızda duruyor. Elbette detay detay anlatmak mümkün ama şeffaf ve hesap verebilirlik başta olmak üzere, finansal çözüm, sportif akıl, doğru yönetim anlayışı, şehrin tüm dinamikleriyle Kayserispor çevresinde bütünleşmesi ve kimsenin başka türlü hesap gütmemesiyle düze çıkmak gayet de mümkün. Kayseri bunu ziyadesiyle yapabilir yeter ki kalben istensin…













