Koskoca sezon hiçlikle bitti. Kayserispor artık bir alt ligde. Haliyle bu takıma sahiden gönül verenler üzgün. (Zaten diğerleri şampiyonluk kutladı)
Aslına bakarsanız, neresinden tutarsanız, elinizde kalacak bir sezon yaşandı. İki transfer dönemi sıfır çeken bir takım olur mu, oldu. Çer, çöp ne varsa eş dost, akraba, taallukat yordamıyla kulübün içine dâhil edilince, kaçınılmaz sonunun temelleri atılmış oldu. Bakın altını kalın bir biçimde çizelim; yaz ve kış transfer dönemlerinde alınan oyuncuların içinde tek bir Allah kulu bu takıma katkı sağladı mı?
Hatalar-yanlışlar art arda gelirken, yalloş-minnoş iliştirilmiş tipler övgü yarışına girmiş seğirtirken, bir avuç sahici insan, “Yapmayın, etmeyin, eksikler şu” diye testi kırılmadan yol gösterirken, hiçbir şey olmamış gibi davranmanın bakiyesidir bugün gelinen nokta.
Transferler sıfır, teknik direktör seçimleri berbat, yetmiyormuş gibi çok kötü bir yönetim anlayışı, paraları ile fotoğraf çektirebilecek görgüsüz bir figüre dönüşen Başkan Nurettin Açıkalın ile hangi hedefe ulaşmayı bekliyordunuz ki! Perşembenin gelişi, çook önceden belliydi, Alanya maçı ile malumun ilamına herkes tanıklık etti. En büyük sorunda şuydu: Bilgisizliğin en dibinde yaşayanlar, çok bilir edasını kasarak, takıma yön vermeye çalışınca hazin tablo karşımıza çıktı. Yahu arkadaş, birine deseniz ki, gel bu kadar yanlışı üst üste koyarak yap, inanın beceremez ama Kayserispor’da tüm bunlar oldu, doğruyu söyleyenler ise yok sayıldı.
Kulübün neyini anlatalım, kaybedilen kurumsal kimliğini mi, ortak akıldan uzaklaşılmasını mı, sportif direktör diye bir vakadan mı? Nihayetinde bilgisizlik artı cahil cesareti birleşince karşımıza bu Kayserispor çıktı. Bakın Alanya maçını anlatmıyorum bile… Ev sahibi oynadığı futbolla, “Gel bizi yen” mesajı vermesine rağmen, sarı-kırmızılı formayı giyenlerin tamamı, Oba Stadı’nda piknik yapar gibiydi… Son iki maçını kazansa, yüzde 99 Süper Lig’de kalmayı garantileyecek takım topyekûn utanç dakikalarının altına imza atmayı başardı, “Ulan, ruhsuzluk bu kadar mı olur” dedirtti.
Sezon başından beri taraftarın-Kapalı Kale’nin verdiği performansın 10’da 1’ini futbolcular sahaya yansıtabilse, işin şekli, rengi çok değişik olabilirdi. Ne Milletvekili Baki Ersoy’un, ne de taraftarın canhıraş mücadelesine saha içinden katkı gelmeyince, hesap vakti karşımıza çıkan bilanço, çok ağır ödendi.
Bin bir türlü mazeret önümüze konulabilir… Ancak, yapılması gereken tek şey acı gereceği kabullenmek. Kayserispor artık bir alt ligde mücadele edecek. Yapılması gerekenler ise belli; illaki yeniden kurumsallık, illaki yeniden yapılanma ve hatalardan ders alarak beyaz bir sayfa açma… Fakat bu yıl yapılanlar gibi, kulüp Ali Baba Çiftliği biçiminde yönetilecekse, bu yazdıklarımı, söylediklerimi yok sayın… Zira hatalı yolda iki kez ısrar edilerek, farklı bir sonuç almayı beklemek, ancak aptallara mahsustur. Hiç uzun uzun anlatmaya gerek yok; Göztepe’ye bir bakın, ne demek istediğimi anlarsınız. Bir sezon boyunca bütün takıma ödenen transfer parası 8 milyon Euro, satışlardan sonra bakiyelerinde misli misli artı yazıyor… Bilmem başka söze hacet var mı?
Herkes otursun, şapkasını önüne koysun, düşünsün; zira önümüzdeki sezon hayat-memat meselesinin bizatihi kendisidir…













