O oldu, bu oldu, şu oldu.., Böyle diye diye Süper Lig’de artık sona gelindi. 6 hafta sonra perde kapanıyor ama Kayserispor bildiğiniz gibi.
Telafinin olmadığı, hatanın bedelinin büyük olduğu dönemde İstanbul deplasmanında Kasımpaşa’ya konuk olan sarı-kırmızılı takım, kocaman bir hayal kırıklığı yarattı. Direkt rakibi karşısında çapsız futboluna ilave olarak rakibinden yediği tarihi gol ile Türkiye’nin diline düşen Kayseri temsilcisi camiayı kahretti resmen.
Kasımpaşa maçında beklenti neydi, ne oldu? İsteyen, arzu eden, rakibe karşı kora kor oynaması beklenen Kayserispor’da, futbolcuların tamamı ‘nazende sevgilim’ modundan öteye geçemedi. Oysa giydiği formayı onuruyla terleten, varını yoğunu ortaya koyan birçok kadroya tanıklık etmiş futbolseveri, galiba en çok sahadaki ruhsuzluk ve vurdumduymazlık kahretti. Bir de rakip kaleci Andreas Gianniotis’in, Bilal Beyazit’i bir kaleden diğer kaleye avlaması işin tuzu biberi oldu. Yani anlaşılacağı üzere, futbolun yorumlanacak bir tarafı bile kalmadı.
Kaç kere yazdık, anlatamadık… Mesele gelen giden hocada filan değil. Kadro yapılanması baştan aşağı yanlış… İyi futbol oynamak istiyorsanız ve başaralı olmak diye hedefiniz varsa, iyi oyunculara sahip olmak zorundasınız. Bakın Kayserispor’a, stoperler Lig’in en ağır ikilisinden oluşuyor… Sağ-sol bekler başlı başına problem… 6-8 numara dersen, hak getire… Hadi 10 numarayı da pas geçtik, kenar oyuncuları, hücumun merkezi filan aynı terane… O sebeple elinizdeki malzemeden bir cacık çıkmıyor!
Kayserispor’u bu saate kadar ayakta tutan tek sebep nedir biliyor musunuz; çok uzun zamandır kimsenin tanıklık etmediği kadar kötü kadro yapılanması içerisine giren takım sayısının fazlalığı… 5-6 takım var ki, gerçekten lig seviyesinin altında. Ne yazık ki Kayserispor’da bunlardan biri… Tüm bu olumsuzluklara karşın, sarı-kırmızılı takımın şansı hâlâ var… Lig’de alma baraj puanı sanıldığı gibi öyle yüksek olmayacak. 6 haftlık süreci doğru yönetmek mümkün olursa, eldeki bu kadrodan maksimum verim alma adına tavır geliştirilirse hedefe ulaşılabilir… Aksi takdirde, sıkıntı büyür, başka yöne evrilir. Bu fasılda, önce Fenerbahçe, ardından G.Antep deplasmanı hayatiyet arz ediyor. Yönetim, mesaisinin tamamını tesislere yoğunlaştırmalı sezon sonuna kadar. Tabii olarak Erling Moe hoca da “Korkak oynuyoruz” filan türünden açıklamalardan vaz geçmeli. Patron sensin ve bunları söylüyor olmakla, saçmalamak aynı şey…
Nihayetinde, sözün bittiği yerdeyiz… 6 haftalık acil eylem planı ile sezonu kurtarabilme ihtimali var. Tek beklentim, o vizyonun ortaya konulması ve şehrin birlik-bütünlük içinde bunu hissettirmesi. Tüm şehirden sözde değil, özde duruş bekliyorum, vesselam.













