Hayatın içinde hep kötü şeyler olmuyor. Bazen içinizi ısıtacak, sımsıcak gelişmeler-haberler çıkıveriyor karşınıza; tıpkı dün olduğu gibi…
Talas Belediyesi’nin basın bülteni mail kutusuna düştüğünde, şu pandemi günlerinde olması gerekenin-hatta geç kalmış bir tavrın yansımasını gördük karşımızda. Yaşlı, engelli, hasta, çocuk, dahası evden çıkma fırsatı olmayan veya ekonomik anlamda sıkıntı yaşayan, bu sebeple berbere-kuaföre tıraş olmaya gidemeyen kadın ve erkekler için mobil hizmet uygulamayı başlatılmış. Uygulama şöyle işliyor:
Özellikle kırsal mahallelerde, yani eski adıyla köylerde yaşayan ihtiyaç sahibi insanların ayağına tıraş hizmeti götürülüyor. Bu hizmet verilirken, Talas Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile teşriki mesaiye geçilerek, bir kadın, bir de erkek kuaför teminine gidiliyor. Bültende yer almıyor ama bana gelen bilgide, gidilen mahallede berber-kuaför esnafı varsa öncelik onlara veriliyor. Yani, mahalle esnafının ekmeğine engel olunmuyor. Uygulamaya konulan sistem de adalet üzerinden yürümüş oluyor.
Günlük olarak çalışan kuaförler, tıraş ettiği kişi sayısı üzerinden para alıyor. Bir de muhtarların olayın içine girmesi var. Mahalle muhtarları, liste hazırlıyor ve hazırlanan o liste üzerinden hareke geçiliyor. Şimdi kimilerinde, “Aman canım ne var bunda” diye burun kıvırma durumları hâsıl olabilir. Ancak kazın ayağı hiçte öyle değil. Zorda kalan, çaresiz bir insan için o tıraş, hayata tutunmak kadar değerli olabilir. Birazcık empati ile sanırım ne demek istediğimi daha net anlarsınız diye düşünüyorum.
İşte bu yüzden Talas Belediyesi’nin bu hizmetine ayrı bir parantez açmak ve bu tip dokunuşların örnek teşkil etmesi adına gündeme taşımak da bizim boynumuzun borcu.
Bunun adı sosyal dokunuştur. Başlatılan süreç, kesintisiz olarak yol almalı. Umarım bu uygulama, diğer belediyelere de örnek teşkil eder.
Belediyeciliğin yalnızca, asfalt dökmek, yol yapmak anlamı taşımadığını ete, kemiğe büründüren Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ı kutluyorum.














