Kayseri’nin karnesi, iç açıcı değil.
Aylardır düzenli olarak açıklanan salgın haritasında Kayseri ne yazık ki menfi manada yukarılardaki yerini koruyor, korumaya devam ediyor. Elbette salgına dair düşüş kaydediliyor ama sayısal bazda diğer illere bakarsak; özlenen-istenilen noktada olmadığımızı rahatlıkla görmek mümkün.
Veriler Sağlık Bakanlığı’na ait ve Kayseri vaka sayısında en yüksek 8. İl. Hâlâ yüz binde 101.87’lik orana sahip. Bu demek oluyor ki, haftalık bin 400’ün üzerinde vaka var. Karşılığı şu demek; her gün 200 yeni kişiye pozitif tanı konuluyor. Diğer illerde sarsıcı ve olumlu düşüşler yaşanırken, Orta Anadolu’nun merkezinde 100’lerin altına düşememek, hoş bir durum olmasa gerek.
Epidemiyolojide (salgın hastalıkları inceleyen bilim dalı) elbette bunun bir karşılığı olmalı.
Amaç topu taca atmak değil. Biliyoruz ki, şehrin ileri gelenleri tedbirler konusunda ellerin geleni yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. O halde beklenen sayıyı niçin göremiyoruz?
Demek ki bir yerde eksik-noksan var.
Bakın şimdi, Sağlık Bakanlığı yakın zamana kadar uyguladığı eski sistemi hayata geçirse, yani harita üzerinden 4 renge ayırsa, sürekli kırmızıda kalan yüksek riskli bölge ilan edilecek olan Kayseri ve Kayserililer ciddi yaptırımla ve yasakla karşı karşıya kalacaklardı. Bu nokta üzerinde şehir olarak ciddi şekilde düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim…
Dönersek bir başka soruna, salgını sonlandırmak, toplum sağlığını tehdit eder noktadan çıkarmak adına en büyük silah tabii olarak aşı. Pekâlâ aşı çalışmaları yeter seviyede mi? Bu sorunun cevabı da net: Kesinlikle değil. Ocak ayından itibaren başlatılan çalışmalarda Kayseri’de toplam aşı sayısı 499 bin 902’ye ulaştı. Bu rakam çerçevesinde ilk dozu olanlar 285 bin 489… İki doz aşı yaptıranların sayısı (ölçü burası olmalı) 214 bin 414’e ulaştı. Toplumsal bağışıklığa ulaşmak için nüfusun en az yüzde 80-85 oranına iki doz aşı uygulaması gerekiyor ancak burada da karşımıza kaplumbağa hızı çıkıyor. Son birkaç güne baktığımızda kentte 24 saatte 3 bin doz civarında aşı uygulanıyor. Bu oran daha öncesinde daha düşüktü. İstenilen hedefe ulaşmak adına son birkaç güne göre, en az 10 misli aşı dozu uygulanmalı. Elbette burada bakmamız gereken ülke olarak yeter seviyede aşıya sahip olup olmadığımız. Fakat bir gerçek var ki, Kovit-19 belasıyla mücadelede, şehir ve ülke olarak istenilen düzeye ulaşamadık.
Doğrusunu söylemek gerekirse, evet tünelin ucunda ışık var ama topyekûn taşın altına elimizi koymaz ve aşı sorununu aşmazsak daha çok sıkıntılı günlere tanıklık etmek zorunda kalırız.














