Aşağıda okuyacağınız satırların yazım tarihi 16 Temmuz!
Henüz diploma sahteciliği ve e-imza üçkâğıtçıları gündeme bodoslama girmemişken, biz neyi anlatmışız…
Bu ülkede illa bazı şeylerin ete kemiğe bürünmesine gerek yok. Her şey apaçık ortada. Hâlâ ‘öyle mi oldu, böyle mi oldu’ hengâmesinin içindeyiz. Toplumsal sahtekârlığın temayüz ettiği zaman dilimini anlamayanlar için, buyurun 16 Temmuz’a bir kez daha geri dönelim o zaman, belki bir faydamız olur:
Sahtekâr-sahtekârlar; varlar ve aramızdalar.
Siyasette.
Sporda.
Yolda.
Sağda.
Solda.
Hâsılı, hayatın her alanında resmi geçit yapıyorlar.
Zaten sayıca çoktular; şimdilerde daha bi çoklar…
***
Türk Dil Kurumu’nda (TDK) bunların tam karşılığı; sahte işler yapan, düzmeci, sahteci, yezit olarak geçiyor.
Her çağın kendi sahtekârlarını-yezitlerini yarattığını iyi biliyoruz. Bundan bilmem kaç yıl evvel dolandırıcılar sokak köşesindeydi, bugün koltukları parsellemiş ve artık kravatlı versiyonlarına rastlamak mümkün. Görünen o ki, toplumun nabzını tutanlar değil, nabza göre şerbet verenler vizyonda ve geçer akçe. Gerçeklik mi, o artık çoktaaan attaya gitti .
Farkından mısınız, bilemiyorum ama bu ülkede güven en pahalı para birimi haline geldi. Dün küfür kâfir kızılca kıyametle ayaklar altına değerleri-kişileri-kurumları bugün ayakta alkışlar duruma geldiysek, hepimiz adına elbette sorgulamamız gereken vaziyetler var demektir.
Maskeden ibaret retorik üzerinden evvelce tükürdüğünü, şimdilerde sırnaşık edayla kutsayanlar-yalayanlar ve bu duruma medya eliyle yön verenlerin sahtekârlığı, döngüsel bir başarı hikâyesi olarak karşımıza çıkarılmaya çalışılıyor ne yazık ki!
Bakın şimdi… Gerçek ne zaman kıymetini yitirirse, sahtekârlık-madrabazlık da toplumda normal gibi kabul edilir. Tıpkı bugünlerde olduğu gibi.
E o zaman, yaşadığımız dönemin içinde bizler, hepimiz de az buz suçlu değiliz sanırım; görmemize, bilmemize rağmen sessiz kaldığımız için.
Sahtekârlığın her türevine karşı tavır geliştirmediğimiz ve hayatın her alanında reddetmediğimiz müddetçe, hakkımızla birlikte kişiliğimizi, kimliğimizi de kaybetmeye mahkûmuz; vesselam.













