Malum, mübarek Ramazan günlerinden geçiyoruz. O yüzden Nihat Hatipoğlu Hoca’ya direkt olarak sormak istediğim sorulara yöneliyorum…
Biri VAR…
Biri AVAR…
Sahada DAVAR…
Bu üçlü ittifakla, bile isteye hak, hukuk, yenilirse, göz göre göre alın teri gasp edilirse oruç bozulur mu?
***
Feyzinden, istifade etmek istiyoruz Hocam;
VAR…
AVAR…
DAVAR…
Üçlemesinin emek hırsızlığına, patronları göz göre göre ve dahi isteyerek çanak tutuyorsa onların cezası, yaptırımı ne olur sizce…
***
Hele hele, bu;
VAR…
AVAR…
DAVAR…
Birlikteliği milyonların gözü önünde fütursuz, ahlaksız, can yakan kararları uygulamaya koyarken, bunun karşılığı bir de hatırı sayılır ücreti cep ellezi etmesinin dini vecibelerdeki yeri nedir?
***
Mesela Hocam;
VAR…
AVAR…
DAVAR…
Triosuna, haram zıkkım olsun dersek günaha girer miyiz?
Elinin körü, cehennemin dibi yakıştırmaları yapsak orucumuz sakatlanır mı?
***
Demem o ki;
VAR…
AVAR…
DAVAR…
Sağdan say, soldan say ne sayarsan say; amma velakin hocam, bu menhum, bu kerih zihniyet kul hakkı yerken kenara çekilip susarsak, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” ifadesinin bizatihi kendisi olmaz mıyız?
***
Söz sizde;
VAR…
AVAR…
DAVAR…
Gözleriyle, elleriyle, düdüklemek istedikleriyle apaçık harama bulaşmışsa susalım, konuşmayalım mı hocam?
***
Karşımızdaki;
VAR…
AVAR…
DAVAR…
Aldıklarıyla, çaldıklarıyla bir şehri zıvanadan çıkarmışsa, aklıselim tüm beyinler bile kafatasından fırlamışsa bunun bu dünyada ve öbür dünyada bedeli ne olmalı hocam…
***
Unutmadan hocam;
VAR…
AVAR…
DAVAR…
Eliyle gasp yaşanırken, koskoca bir kentin ilgililerinin kahir ekseriyetinin sesiz kalmasının dini karşılığı var mıdır?
Sevgili Nihat Hocam; aslında Kayserispor-Tabzonspor maçını, hakemlerini ve TFF’yi yazacaktım ama ehline müracaat ettim! Kusura bakmazsınız sanırım…













