Ülke yangın yeri; her anlamda.
Ormanlar cayır cayır… Yangınlar bitmiyor. Hiç kuşkunuz olmasın ki, siyasi arena da öyle.
Gündem tıka basa doluyken, Kayseri tüm olan bitenden eksik kalır mı?
Dün itibariyle nur topu gibi bir tartışma konusunun orta yerinde bulduk kendimizi.
Her şey İsmailağa cematinin Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’i ziyaret etmesi ve makamda ağırlanmasıyla başladı. Tepki anında geldi. CHP Milletvekili Aşkın Genç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerine atıf yaparak, “Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir. Medeniyetin emrettiğini ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir.” Çıkışını yaptıktan sonra, eleştirilerini art arda sıraladı ve ezcümle dedi ki:
“Kayseri Valisi’nin İsmailağa cemaati temsilcilerini kamuya açık biçimde kabul etmesi, yalnızca bir nezaket ziyareti olarak görülemez. Bu görüntü, tarikat ve cemaatlerin yıllardır nasıl sistemli biçimde kamusal alanı kuşattığını, bürokrasiye ve siyasete nasıl nüfuz ettiğini açıkça göstermektedir. Ziyarette İl Milli Eğitim Müdürü’nün de yer alması, tarikatların özellikle eğitim politikaları üzerindeki etkisini gözler önüne sermektedir. Laik bir hukuk devletinde valilik makamı; cemaatlerin meşruiyet aradığı değil, yurttaşlara eşit mesafede duran tarafsız bir yönetim merkezidir. Devletin dini yapılarla değil, hukukla, akılla ve bilimle yönetilmesi gerektiğini savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Kurtuluşun ve kuruluşun partisi olarak, Cumhuriyetimizin temel ilkesi olan laikliği, çocuklarımızın geleceğini, eğitimin kamusal niteliğini ve demokrasimizi günübirlik siyasi hesaplara feda etmeyeceğiz.”
Bu açıklamaya, Vali Çiçek tarafından misliyle cevap verildi. Yine X platformu üzerinden elbette:
“Sayın Vekilim, her bir vatandaşımızın devlete olan güvenini ve aidiyet duygusunu artırmakla sorumlu bir kamu görevlisinin, görüşüne, kılığına, sakalına, inancına veya aidiyetine göre insanları tasnif etmesi ne hukuk devleti ilkesiyle, ne de kamu ahlakıyla bağdaşır. Ayrıştırmayan, kucaklayan, ötekileştirmeyen devlet anlayışını kendisine rehber edinmiş, her kesimden insanı eşit mesafede dinleyen, yalnızca kamu hizmetine odaklanan bir görev yapmaktayız.”
Tam bu noktada tartışmaya MHP Milletvekili Baki Ersoy da dâhil oldu. Ersoy, Çiçek’in açıklamasını retweet ederek destek verirken, ardından da uzun bir açıklamanın altına imza attı ve “CHP, yine yanlış anladıkları ve sıkça istismar ettikleri “laiklik” kavramı üzerinden bir kez daha histeri nöbetleri geçiriyor. CHP Genel Merkezi’nde iki ayrı yerde Atatürk fotoğraflarının kaldırılıp yerine yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarıyla tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun fotoğraflarının asılması gündem olmuşken, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Kayseri Valimiz Sayın Gökmen Çiçek’i, kimseyi inancı veya giyim tarzı nedeniyle dışlamadan, gönül kapısını herkese açtığı için eleştirmiştir” ifadelerine yer verdi. Ersoy eleştirileri sert doz yükleyerek sürdürdü.
Sonrası mı?
X’te olan bitenler, vakayı adiyeden bir güne dönüştü… En ağır hakaretler Genç’in üzerine boca edildi filan. Yani anlayacağız, iş şirazeden çıktı. Büyük bir yangında Kayseri merkezli başlamış oldu. Ne zaman sönümlenir bilinmez ama şehir olarak topyekûn Vali Çiçek’e destek verildi, Genç ise neye uğradığını şaşırdı desek doğru olur…
Pek ala bu tartışma burada biter mi?
Umarım biter. Bunca problemin içinde, polemik Kayseri’nin enerjisine zarar vermekten öteye gitmez, vesselam.













