Bazı haberler vardır, sütunlar arasında sıkışıp gider. Farkında olarak, ya da olmayarak sıradan muamele görür.
Oysa pas geçilen, üzerinde durulmayan bu tip haberler-olaylar, toplumun geldiği noktayı analiz etme adına muazzam bir fırsattır.
Salgında, vaka sayısıydı derken son 15 aylık süreçte, toplumsal ruh sağlığının hiçte iyiye gitmediği aşikâr.
Son zamanlarda adli olaylarda ciddi manada bir artışa tanıklık ediyoruz.
Oydu, buydu, şuydu derken, galiba hafif hafif şirazeden çıkma söz konusu…
-Geçen hafta, gencecik bir öğretmen, arkadaşlık teklifi kabul görmedi diye cinayete kurban gitti.
-Dün bir dava vardı, sonuçlandı. Annesine bıçak çekerek para isteyen bir genç 6 yıla mahkûm oldu.
-Henüz sıcaklığı geçmedi, babasını… Öz babasını… Hem bıçaklayan, hem de kurşunlayarak öldüren şahıs tutuklandı.
-Madde bağımlısı genç, ailesiyle kavga etti, bıçakla kendine zarar vereceğini belirterek kendini eve kilitledi, ekipler operasyon yaptı.
Şu saydığım sıraladığım konu başlıkları Kayseri’nin 3-5 günlük bilançosuna dair.
Ne yazık ki bizler artık bu durumu sıradan vaka olarak görmeye başladık ki, en tehlikeli konu bu olsa gerek.
Basit bir derlemeyle, insanların ruhsal anlamda, hangi noktaya taşındığının basit bir durum tespitini yaptık sizlere; hazin ama karşımızda duran tablo bu!
Açıkça yazmak gerekirse, bizi biz yapan değerlerin yerinde yeller esiyor. Hızla olumsuzluğa evrilen mutsuz insanlara dönüşüyoruz. Artan şiddet vb olaylar, unutmayalım ki hepimizin ortak meselesi. Bildiğim kadarıyla TBMM’de bekleyen bir “Ruh Sağlığı Yasası’ teklifi söz konusu. Ülke gündemi yoğun biliyoruz ama bize bi haller oluyor.
Gidişat sürekli olumsuza doğru açık ara yol alıyor.
Eğer şimdiden gerekli çalışmalar yapılmazsa, yarınlar beraberinde çok daha ciddi sıkıntılı günleri beraberinde getirecek. Bu kaçınılmaz son olarak görünüyor. Elbette pandeminin de etkisi var lakin toplumsal buhranın tam orta yerinden geçiyoruz; aman ha dikkat ve elbette toplumun rehabilitasyonu adına acil önlem; hem de hemen.













