Ne kadar sevinsek az… Koskoca bir sezonun hasılası olarak, ağlaya-inleye devam eden süreçte Lig’de tutunabilmek şahane bir duygu: Bu noktaya kim itiraz edebilir?
Kayserispor’un Kayseri demek olduğunu bilmeyenler-anlamayanlara değil bu anlatı.
O sebeple, sonuna, dibine kadar sevinelim. Lakin gerçekleri pas geçmeden, orta yerde duran yanlışlar silsilesini unutmadan.
Tam manasıyla ders alınması geren bir sezonu geride bıraktı Kayserispor.
Hatırlayın, geçen sezon bu zamanlar küme düşmüştü bu takım. Devlet eliyle yeniden Süper’e dönüldü. Bu sezon ise son maç, son âna kadar öldü öldü dirildi. Deyim yerindeyse, kaderini başkalarının istekasının insafına bıraktı. Neticede olması gereken yerde olundu, kalındı…
Tamam… Yerden göğe kadar sevinelim fakat bununla birlikte bir muhasebe de yapalım değil mi?
Totalde 22 yabancı futbolcu… 6 farklı teknik adam… Son 13 haftada yalnızca bir galibiyet ile Lig’de kalınmışsa bunu bir zafer gibi anlatmaya kimsenin hakkı yok. Zira Erzrumuspor’un bir puanı olsa… Ankaragücü son yedi haftayı sadece tek puanla kapatmasa… Gençlerbirliği son 90 dakikayı lehine çevirse, bugün çok farklı şeyler yazıyor-çiziyor olacaktık. O nedenledir ki, bir musibet bin nasihatten evladır üzerinden yol almakla mükellefiz. Aksi durumda sil-baştan aynı sıkıntılı serüveni yaşamak kaçınılmaz olur… O filmlerin sonu da, malum hep kötü biter!
Temel sorun o kadar berrak ve net ki… Ancak anlamamakta direnenlerin sayısı fevkalade fazla. Hal böyle olunca da dön baba dönüyoruz işte… Tıpkı geçen sezon ve bu sezon olduğu gibi.
Arkadaş… Şirketlerini başarıyla yönetenler… Yaptıkları işlerle efektik olanlara bakıyoruz, futbola gelince sınıfta kalıyorlar. Sebebiyse ayan-beyan ortada; bilmedikleri şeyi, bildiği zannına kapılıyorlar ve bu durumda da ısrar ediyorlar. Yani futbolu bildiği sanrısına kapılarak hareket edince, yad sınılamaz vaziyet karşılarına çıkıyor.
Geçenlerde tane tane anlattım. Bir kez daha altını çizelim de kulaklara küpe olsun; bilmemek ilmin yarısıdır derler. Bilmiyorsanız, öğrenme yeteneğiniz varsa, öğrenirsiniz. Fakat bilmediğiniz halde biliyormuş edalarında hareket ederseniz, faturası hazin bir biçimde ödersiniz. Kayserispor’un da temel sorunu bu…
Her söylenene inanırsanız… Videosunu izlediğiniz oyuncuları transfer ederek, avuç avuç para saçarsanız, belki bu yılı kurtarırsınız ama kulübün geleceğine ipotek koymuş olursunuz. Kulübün başkanı ve yöneticileri olarak aldığınız her karar, getirdiğiniz her teknik adam, transfer ettiğiniz her oyuncunun baş sorumlusu sizlersiniz. Çünkü karar mercii sizlersiniz. Yapmanız gereken ise çok basit. Futbolu bilen, sorumluluk duygusu taşıyan, fikir namusuyla hareket eden profesyonel ekiple çalışmak en kestirme çıkış kapısı olur. Bu ekibi bulabilmek, sizlerin yapması gereken tek şey…
Unutmayın, seçeceğiniz profesyonel ekip ve teknik adam sizin geleceğinizi tayin eder. Kara düzen üzerinden eş, dost, yakın, akraba, taallukat felsefesi kesintisiz her koşulda iflası beraberinde getirmiştir. Benimkisi, yol yakınken dost acı söyler uyarısıdır.
Ve yeri gelmişken ifade edelim: Kayserispor Kayseri’nin gözbebeğidir, bizatihi şehrin kendisidir. Dünden bugüne kimse oturduğu o koltuğu babasının malı hissine kapılarak hareket etmemelidir, vesselam!













