Sakın dönüp bakmayın, hatta hiç ilgilenmeyin… Dahası kulağınızın üzerine yatmaya devam edin; bakalım o yol sizi nereye götürür?
Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce eksikleri, noksanları hem gazete sütunlarından, hem de bu köşeden dile getiriyoruz ya, ilgililerin bir türlü ilgisine ve işine gelmiyor, girmiyor. Hiçbir şey yokmuş gibi davrananlar kervanında koltuk koruma, mevki-makamda devam etme adına kahir ekseriyet sorumluluktan kaçmak için azami bir gayret içinde…
Bakın şimdi, şu anlatacaklarım yine kimsenin işine gelmeyecek ve vatandaş yolunacak kaz olarak görülmeye devam edilecek. Kimseler de kafası kumdan kaldırmayacak, buna emin olabilirsiniz…
Malum, Kayseri’nin bir Şehir Hastanesi var… Burasının işletmesi de YDA adlı bir şirkette. Adamlar haliyle hastaya müşteri gibi bakmakla mükellef… ‘Kâr eden işletmeci nasıl olur’un kitabını yazıyorlar Kayseri’de adeta. Ellerinde ne varsa her yeri kiraya veriyorlar. … Rakamlar da kallavi… Yahu bu zihniyet hastanenin dışındaki taksi durağının içeriye buton takmasına bile izin vermiyor, para istiyor diyeyim siz anlayın… Tam olarak anlatmaya çalıştığımız şey daha da beter vaziyetleri içeriyor…
Yap-işlet-devret modeli ile sağlığı ticarileştirirseniz, şirketleri egemen kılarsanız bu işin kaybedeni, fakir-fukara vatandaş olur. Nasıl mı; basit örnekle anlatalım… Bu hastanede kendinize veya yakınınıza 0.5 litre su almak isterseniz, tanesi 17 lira. İşinize gelirse…
Yahu vicdan, yahu edep…
İnsanlığınızı ne ara portmantoya astınız da haberimiz olmadı… Her gün binlerce kişinin hasta-hasta yakını olarak sirkülasyonu olan hastanede neden bir denetim mekanizması olmaz. Niçin kör tuttuğunu öper zihniyetine yol verilir, birileri çıkıp bana değil topluma, kamuoyuna bu durumu izah edebilir mi?
Bitti mi, bitmedi… Haliyle hastanede uzun süreli yatmak zorunda olan, şifa bekleyen hastalar da var. Tedavi süreci zamana yayılan insanlar grubunun tıraş olmak gibi insani bir ihtiyacı söz konusu değil mi… Hastanede bir yakınınız var mesela, tıraş ettireceksiniz, istenilen rakam ne biliyor musunuz; 1000 lira, yazıyla bin TL… Lakin asılması gereken bir tek levhaları eksik kalmış; kaldırın elleri soygun var…
İki basit örnek verdim… Orada canıyla cebelleşen insanların sağmal inek olarak görüldüğünün suretini aktardım… Şimdi siz işletmeci olarak buraları parsel parsel kiraya verirseniz, bastırıp parayı o ihaleyi alanlar da acısını memleketim insanından böyle çıkarır pek tabii olarak…
Memleket yönetenler, denetim mekanizmasının içinde olanlar… Siz benim yazdıklarımı pek de şey etmeyin derim(!) Sorunlara sırtınızı dönmeyi devam ettirin… Yokmuş gibi davranın… Duymadım, görmedim, bilmiyorum ayaklarına yatın… Birilerinin canı yanıyormuş, size ne, varsın yansın(!) Vatandaş bu duruma isyan ediyormuş, etsin(!) Yeter ki sizin keyfiniz bozulmasın!!!












