Her türlü herzeyi ye, ağız ishaline yakalan, say, saydır, hatta söv, sövdür; ee, sonra “Sözlerim çarpıtıldı, bağlamından kopartıldı…”
Ne güzel memleket değil mi?
“Ne günlere kaldık ey Gazi Hünkâr;
Eşek mühürdar oldu, katır defterdar” diyor ya Ziya Paşa, tıpkıbasım ve ziyadesiyle bugünleri özetliyor aslında…
Akla ziyan ifadeleri toplumun önünde boca et, sonra da çık de ki: Sözlerim bağlamından kopartıldı…
Göz görürken, kulak işitirken ve dahi her bi şey ortadayken, ne kopması, ne bağlamı…
Konuş konuş, sonra kenara çekil, “Ben öyle demek istemedim” de, yok öyle yağma…
Zırva tevil götürmez derler, durum budur.
Bu durum spesifik bir siyasi hastalık olsa gerek.
Önce savururlar, konuşurlar, ardından da, “Yok onu demedim, yok bunu demedim” faslı başlar… İkiyüzlülük, alır başını gider.
Yahu arkadaş, siyaset yapmak illa ki çarpıtmak, kendine yontmak mıdır? (Bulunduğu noktada duranlara, ilkelerinden taviz vermeyenlere selam olsun)
Siyaset, politika demişken… Her ne kadar genel-geçer kabul görmese ve politika kelimesinin Yunancadan poli (çok) ile tika (yüz) kelimelerinin birleşiminden geldiği yalanlansa da, sanki bir doğruluk payı varmış hissi uyandırmıyor mu insanda?
Bu konuya nereden geldik derseniz… TBMM’de son dönemde yaşananlara bakmak yeterli. Aman Allah’ın o haller ne öyle… (Bu arada mümkünse çocuklarınızı ana haber bültenlerini izlemekten uzak tutunuz lütfen) Hakaretin bini bir para… Ağzını bozanı mı istersiniz, Türkiye Cumhuriyeti’ne meydan okuyanı mı? Ne oluyoruz arkadaş, TBMM’nin yeni yasama dönemi değil de, sanki futbol maçındaki tribünler gibi bir vaziyet var karşımızda. Ülkenin ve vatandaşın onca meselesi varken, karşılıklı çemkirmelerle kat edilmesi gereken mesafe neresidir, anlayana aşk olsun…
Hem Cumhuriyet’in faziletlerinden faydalanarak o koltuklara oturacaksınız, hem de Cumhuriyet düşmanlığı ile Türk insanının karşına çıkacaksınız. Bunu kabul etmek mümkün değil. Had bilmek önemli.
Unutmayın, Türkiye Cumhuriyeti’ne inanan ve taşıdığı nüfus cüzdanıyla gurur duyan sağduyulu tüm yurdum insanı yapılmak istenilenin gayet farkında.
Çok basit, sandık gelir herkesin tıraşı gözünün önene iner.












