Çirkeflikler, çirkinlikler içinden geçip sapasağlam ayakta kalmak ne kadar mümkün sahi?
Adam gibilerin eksildiğini görmek de artık garip bir şey gibi gelmiyor doğrusu… Bu düzenin içinde insanların iyi yönleri de törpüleniyor sanırım…
Yazıya böyle başladık ama bu bir sitem değil, durum saptaması…
Kişilerin kişiliksizleştiği… zevahiri kurtarmak adına binbir kılığa girmek zorunda kalanların resmi geçit yaptığı düzenin içinden orta yere dökülen fotoğraflar can sıksa da, ortaya konulan her çıkış yolu maddeye endekslense de, çaresizlik içinde, kocaman kocaman soru işaretleriyle yüklü günlere eşlik etmek kalıyor geriye…
Akıl, git-gellerin zoru içinde debeleniyor…
Galiba toplumsal bir duygu durum bozukluğu söz konusu…
Herkesin değer yargıları başka başka telden çalıyor…
Armonisi olmayan, notası bilinmeyen sürekli detone haller silsilesi…
Yükselen teknoloji, yitip giden insani değerler… Ve oradan oraya koşturmaca içinde yalan yüklü maskeli balo günlerine eşlik eden pandemiye bağlı hezeyanlar diye düşünüyorum olan biteni.
İntiharlar, cinayetler sıradanlaştığı için… Bilmiyorum, kimler gördü, kimler ıskaladı ama hafta sonu 15 yaşındaki genç kız, İzmir’de babasının beylik tabancasıyla intihar etti…
Hiç tanımayan, bilmeyen, sebep bildirmeyen insanlar, gencecik bir çocuğun intiharının arkasından sosyal medya denen linç çukuru içinde neler yazdı neler… İntiharı kutsayan binlerce tweet atıldı… Ölen bir gencecik fidan için hayal sınırlarını zorlayan ifadeler art arda sıralandı… Ben burada tek bir kelimesini bile yayınlamam, hicap duyarım…
Kusura bakmayın ama bunu yazmak durumundayım… Ben böyle sosyalleşmenin de, sosyal medyanın da içine tükürürüm kardeşim.
Kısa cümlelerle anlatmaya çalıştığım basit bir örnek… Dahası, hayali zorlayan sayısız konu, sayısız zırdelilik söz konusu.
Sansürden filan bahsetmiyorum ama Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanını taşıyan bu ruh hastaları, toplumdan soyutlamak zorunda.
Açık, berrak ve net olan tek şey var: Toplumsal ıslah şart.













