“8 milyar küsur dünya insanı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı tüketim alışkanlıklarıyla üretim ve tüketim yapsaydı, gezegenimizin kaynakları bir sene içinde yok olurdu…”
Bu açıklamanın altına imza atan kişi, Kadir Has Üniversitesi’nden Prof. Dr. Alp Erinç Yeldan. Saygın bir bilim insanı realiteyi, yüzümüze yüzümüze haykırmış. Hoyratlığın nasıl ete kemiği büründüğüne de vurgu yapmış…
-Uluslararası İktisat
-İklim Krizi ve Çevre
-Makroekonomi Türkiye Ekonomisi
-Kalkınma ve Büyüme Ekonomisi
Profesörün İlgilendiği alanlar bunlar.
Kendisi soruyor ve cevaplıyor… Bakın burası çok önemli:
“Petrol zengini Orta Doğu ülkeleri Katar, Bahreyn gibi tüketim yapıyor olsak, dünyamızın kaynakları çoktan tüketilmiş olurdu. Sözün özü şu; gezegenimizin kaynaklarını çok hoyratça kullanıyoruz. Kaynakları tasarruf edecek, sürdürülebilir bir biçimde ileriki nesillere aktaracak bir tüketim ve üretim desenine sahip değiliz.”
***
Yerkürenin kaynakları sınırlı. Siz bunun farkına varmazsanız, yeraltında, yer üstünde elimizde avcumuzda hayatın idamesi adına ne varsa yok olup gidiyor.
Basit biçimde örneklendirirsek, doğanın katledilmesi, küresel ısınma ve beraberindeki kuraklık, su kaynaklarının yok olması derken, tüm bunlar dünyanın fişinin çekilmesi anlamı taşıyor. Bu kafayla şimdi değilse bile, hiçte uzak olmayan zaman dilimi içinde dünyada insan yaşamının sonlanmasına doğru yürümüyoruz, koşuyoruz.
Farkında mısınız? Eğer dünya Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinden ibaret olsa üretim ve tüketim alışkanlıkları nedeniyle pili bitmiş, tükenmişti.
Cv’si, kariyeri dünya çapında bir bilim insanın bu saptaması, durum tespiti kimsenin umurunda mı, birilerinin harekete geçmesini sağlar mı?
Madem bu soruyu sorduk, cevabını da biz verelim:
Üzgünümün ama konu birilerinin ilgi alanına girmez. Bilim ve bilimsellik auta çıkar, fıtrat devreye girer!
Kimse kusura bakmasın, kendi çoluğunu, çocuğunu, torununu neslini düşünmeyen insan, insanlığı mı düşünecek?
İnsanlığı düşünmeyenden de zaten insan olmaz, olamaz.
İyisi mi siz boş verin gitsin(!)













