Kayseri’nin gündemi, doğal olarak Organize Sanayi Bölgesi ve Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan’ın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kararıyla görevden geçici el çektirilmesi. Herkesin odak noktası burası.
Nursaçan dün itibariyle görevi yedek listeden gelen Murat Yibur ve arkadaşlarına devretti. Bu devir teslim faslından önce de fevkalade ciddi iddialar içeren cümleler kurdu. Bakın alt alta sıralanmış önemli sözleri bir okuyalım, sonrasını sonra birlikte değerlendirelim.
-Hakkımızda açılan davalar hukuk sistemimize, geçici süre ile görevden alma kararı ise idare sistemimize gölge düşürmüştür”
-Bir yerlerden düğmeye basıldı ve sistemli bir kumpanyanın oyunlarını izler hale geldik. Yargıya kadar uzanan kirli eller hak etmediğimiz bir tablo ortaya koydular.
-Aylarca incelemeye tabi tutulduk. Hakkımızda 40’dan fazla suçlama yapıldı ve suçlamalarla ilgili müfettişler didik didik inceledi. Suçlamaların hepsinin iftira olduğu ortaya çıktı.
-Yapılanlar Kayseri Adliyesi’ni yaralamıştır.
-Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından alınan karar Kayseri sanayisine, üretimine, sanayicimizin iradesine, ülke ve millet için çalışma şevkine vurulmuş bir darbedir. Bürokrasinin seçilmiş OSB yönetimine yönelik aldığı karar da vesayetin ta kendisidir.
-Bu memlekete fitne yakışmıyor. Bu memlekete darbe yakışmıyor.
-Kayseri sanayicisinin iradesi hiçe sayılarak, seçimleri kaybedenlerin siyasi gücü de yanlarına alarak gerçekleştirdikleri masa başı oyunları şimdilik galip geldi.
Görevden geçici olarak el çektirilen Nursaçan’ın şu ifadeleri yenilir yutulur cinsten değil. Keşke daha açık konuşsaydı, isim verseydi. Konuşmasının iki yerinde “Darbedir bu” diyor… Eğer bu durum darbe ise, darbeyi yapan ya da yapanlar kim, çıkıp kamuoyu ile paylaşmalıydı, bunu yapmaktan imtina etti.
Kendisi, seçimi kaybedenlerin siyasi gücü de yanlarına alarak masa başı oyunları ile görevden uzaklaştırdığını söylüyor. Sormak lazım değil mi, “Bu siyasi güç kim” diye…
Dünün sabah saatlerinde Nursaçan bu açıklamayı yaparken, diğer yanda ise OSB’ne Sahip Çık Platformu da aynı zaman dilimi içinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ne denli isabetli bir karar aldığından dem vuruyordu. OSB’de Nursaçan yönetiminin usulsüzlük yaptığının altını çiziyorlardı. Dahası da var, bugünden için Vakıf üzerinden bir suç duyurusunda bulunacaklarını dile getiriyorlardı.
Demem o ki, Kayseri OSB deyim yerindeyse yangın yeri… Bir tarafta usulsüzlük iddiaları ve görevden el çektirme… Bununla birlikte iddiaların asılsız olduğu savı üzerinden atılan adımlar. Diğer yanda ise, “Burada usulsüzlük var” tezi adına yol alanlar… Bu iş galiba daha çok uzun zaman dilimine yayılacak ama yaşananlar Kayseri adına hiçte hoş olmayan durumlar. O sebeple, bir an önce adalet, hemen adalet…













