Hâl ve minval küresel salgını işaret edince, bundan etkilenmemek mümkün olmuyor, olamıyor; dolayısıyla bu durum yazılara da yansıyor.
Tabii ki iyi şeylere de tanıklık ediyoruz. Ancak bazen pas geçiyoruz, bazen de göremiyoruz. Dün masamıza konulan bir haber ile bunu daha iyi fark ettik.
Talas Belediyesi’nin iki ayrı haber bülteni vardı karşımızda. Birisi Ali Dağı Füniküler Projesi’nin detaylarına dair idi. Sahiden de ciddi bir proje. Ciddi biçimde de ilgi görüyor. Bir diğeri ise, belediyenin AGÜ’ye ait 200 dekarlık araziye ektiği ve hasat ettiği 35 ton buğdayla ilgiliydi. Hangisi önemli diye ilgililerine sorsak, füniküler hattını referans olarak verirler. Bana göre ise belediyenin buğday ekmesi fevkalade kıymet arz ediyor. Niyesini, niçinini tek tek izah etmekte yarar var.
Salgın günlerinde gele gele geldiğimiz nokta, tarımın ne kadar önemli olduğu idi. Yol, asfalt, altyapı, ya da betona dair ne varsa yaparsınız ama yiyecek ekmeğiniz yoksa sözün bittiği yerdesiniz. Yani tarımda üretmeden dışa bağımlı kalmak, bir ülke adına en tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Hele hele önümüzdeki yıllarda dünya süratle çölleşirken, hububatın ne denli beka meselesi olduğu anlaşılmış oldu sanırım.
Bilim insanlarının bilimsel çalışmaları ve öngörülerinden anlıyoruz ki, önümüzdeki 50 yıl içinde yok olması muhtemel tarım alanları ve erişilebilir su kaynaklarının insanlığa çok şey kaybettireceği muhakkak. İşte tam bu noktada, Talas Belediyesi’nin ve doğal olarak Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın çıkıp bu hamleyi yapması, yani ekmesi, dikmesi, hasat etmesi muazzam bir tavır. Üstünü üstlük, hasat sonrası elde edilen buğdayın değirmene götürülerek una dönüştürülmesi, elde edilen bu unların da yardıma muhtaç insanlara dağıtılması da başlı başına alkışa değer ve örnek alınması gereken bir tablo diye düşünüyorum.
Evet, her türlü yatırımı yapabilirsiniz. Hatta betonu baş tacı edebilirsiniz. Afili afili şeyler karşımıza çıkabilir. Ancak, tarımı ve su kaynaklarını kaybederseniz, geri dönüşü olmaz.
Bugünden geleceğe yatırım yapmaz ve tarımı göz ardı edersek, emin olun ki gelecekte yenilecek bir beton çıkmayacak karşımıza.













