Lâedrî Arapça bir kelime. Türkçe tam karşılığına “Bilmiyorum” denk gelir. Bizim dilimizde kimin tarafından söylendiği bilinmeyen şiirlere imza olarak da kullanılır.
Derler ki:
Bilmiyorum demek ilmin yarısıdır.
Bilmediğini bilmemek, mutluluktur görüşünün ısrar edenler vardır, bu düşünceye hak verenlerdenim.
Bilmiyorsun, bilgi sahibi değilsin ve bunun farkındaysan, doğru yoldasındır.
Bir de bilmediğinin farkında olmayanlar vardır ki, ortaya çıkan vaziyet tam anlamıyla cehaletin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Bilmez, bilgi kırıntısına dahi ulaşamamıştır, okumamıştır ama bildiği zannıyla hareket ederler. Bakın çevrenize ne hazindir ki, böyle tipleri çok sayıda görürsünüz…
Bugün böyle bir anekdot var bizim elimizde de…
Sabahları gazetede güne bakış manasına gelecek toplantı yaparız her gün.
Dün de işte böyle rutin günlerden biriydi.
Hadiseye tanıklık eden Yazı İşleri Müdürümüz Dursun Açıkyürek. Anlattı, dinledik. Hatta kulaklarımıza inanmadık araya girdik, tekrar kere tekrar ettirdik.
Sonrasında ise o anekdotu sizlerle paylaşmak istedik.
Şehir Hastanesi otobüs hattında yaşanıyor bahsi geçen ve ilerleyen satırlarda yazacağım konuşmalar…
Bilimsellik ve bilim adına tarihe not düşülüyor resmen(!)
İki kafadar, iki arkadaş Kovit-19 meselesini kökten çözüme kavuşturmuş haberiniz ola.
İster inanın, ister inanmayın türevinde bir durum var orta yerde.
Söz konusu bu yolculuk sırasında iki arkadaştan biri diğerine diyor ki:
-Gardaşım, bu virüs Türklere az bulaşıyormuş. Virüs boğazda olduğu için biz de sıcak çayı çok içiyoruz ya…
Diğeri hemen araya girmiş:
-Hee, içiyoruz valla, doğrusu da bu.
-Çayı içince bu meret vıklayıp mideye düşüyor. Midede de onu öldürüyormuş.
-Essah mı?
-Ne essahmısı… Aynen böyle oluyormuş.
- Ben bunu nasıl düşünemedim. Doğru valla. Zaten tedbir medbir de almıyordum. Sağdan soldan aldığım virüslerle vücut bağışıklık kazanıyor diyordum. Maşallah biz iyiyiz iyi… Şimdi bir de çaya yüklendim mi, tamamdır gari. İşin ras gelsin benim gardaşım.
Lafa, söze gerek yok. Halimiz pürmelalimiz budur.
Kovit movit bize vız gelir tırıs gider emmoğlu!













