Yaşasın kötülük: Hayatın da, sosyal medyanın da yeni mottosu bu sanırım.
Kör tuttuğunu öper zihniyetinin içinden geçiyoruz basbayağı?
Dağılmışız, ayrışmışız, küçük gettolar halini almışız da haberimiz yok. Tüm mesele şu; benden misin, değil misin?
Benim gibi düşünüyorsan tamamsın…
Eğer, farklılıklarımız varsa, en büyük sövgüyü hak ediyorsun…
Küfür, kâfir? Aklına gelen ne varsa saydır, sonra köşeye çekil izle.
Ardından da için için sevin; nasıl giydirdim, laf soktum ama diye?
Bulduğumuz her fırsatta, ayrışmaya, sataşmaya kaldığımız yerden devam ettik, ediyoruz da?
Siz sosyal deyin, ben asosyal diyeyim… O platformlarda insanlar küfürleşmeyi özlemiş(!) bir süre önce attaya giden, saygı ve hoşgörü hızlı hızla auta çıkmış.
Sürekli baüşa dönüyoruz, ‘vay benim gibi nasıl düşünmezsin’ diye kof ve boş laflar eksenine…
Zırnık ders alma yok; söv kardeşim söv; sen kapasiten sövgün kadar söv… Zaten en iyi sen söversin… Devam, bu kafayla devam!!!
Türk Milleti´nin temel değerleri, bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı, bayrağı, dili, hâsılı genel geçerleri dışında hayata aynı pencereden bakma gibi bir zorunluluğumuz mu var?
PKK´sı, DAEŞ´i, FETÖ´sü ve bilumum terör örgütleri gibi bu ülkeyi sarsmak, bölmek isteyen hangi zihniyet varsa, buyurun hep birlikte yüzüne tükürelim. Tükürmekle kalmayalım, elimizden geleni ardımıza koymayım. Fakat bunun dışında kalan düşünce tarzında birlikte yaşamayı beceremez isek, başımız belada demektir ve o bela bundan sonra da defaatle karşımıza çıkacaktır.
Bir hakkı teslim edelim. Bu ülkenin sosyal medyasında yer alanların büyük bölümü, laf sokma konusunda fevkalade mahir.
Klavyede varız yani.
Hatta topyekûn pirüpak, vatan-millet sevdalısı.
Türkçeyi kusursuz kullanan…
Dil bilgisi tavan yapmış…
Muazzam insanlar topluluğuyuz(!)
Lakin galiba cevaplaması en zor soruşu: İnsan ve vicdan sahibi olmak sahi bu kadar mı zor?













