Ağustos ayında, Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlık şirketi muazzam önem arzeden bir araştırmanın-çalışmanın altına imza attı ama sanırım gözden kaçtı.
19-29 yaş grubu gençlerle yapılan araştırmanın sonuçlarını, hem iktidar erki, hem de ülkeyi yönetmeye talip muhalefet partilerinin çok iyi okuması gerekiyor bence…
Araştırmanın sonucu sahiden sarsıcı ve dikkate değer.
Ben sizleri çok detayda boğmadan satır aralarından kesitler sunacağım.
"Hayatınızı bir bütün olarak düşündüğünüzde ne kadar mutlu ya da mutsuz olduğunuzu söyler misiniz?" şeklinde yöneltilen soruya gençlerin yalnızca yüzde 18,2'si ‘mutluyum' cevabını verirken, yüzde 23'ü ‘hiç mutlu değilim', yüzde 27,5'i ise ‘mutlu değilim' cevabını veriyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 23,5'i ‘ne mutlu ne mutsuz sayılırım' şıkkını işaretlerken, yüzde 7,8'i ise ‘çok mutluyum' yanıtını işaretliyor…
-Gençlerin yüzde 26.2’si mutluluğu parada arıyor…
-Yüzde 90’ına yakını büyüklerin kendilerini anlamadığını düşünüyor.
-Gençlerin yüzde 82’si kendini bir dini inanca sahip olarak görüyor.
-Yüzde 74’ü siyasetle ilgili
-Gençlerin yüzde 76’sı “Başka ülkede yaşarım” diyor…
-Yüzde 77.6’sı torpilin yetenekten daha etkili olduğunu düşünüyor.
- En çok instagram kullanıyorlar ve yüzde gençlerin yüzde 84’ü borçlu…
Bunlar konu başlıklarının bir bölümü…
Alt metinler, detaylar var. Bu sonuçların üzerinde uzun uzadıya ders çalışır gibi çalışmak lazım. Hani gençlerimiz, istikbalimiz ya… Burada çekeceğimiz fotoğraftan, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini temellendirmek pekâlâ mümkün.
İşte o yüzden, sosyologlar, psikologlar ve antropologların ciddi biçimde kafa yorması gereken bir durum tespiti var. Dahası akademik çalışmalar şart. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası adına, söz konusu yaş grubundan gelen bu anketi iyi okumak zorundayız…
Ben sadece bu araştırmanın bazı kesitlerinden alıntı yaptım; satır aralarında, çok daha dikkat çekici başlıklardan bahsetmek mümkün.
Sığ ve saçma sapan tartışmalar yerine, bilim ve bilimsellik üzerinde atacağımız adımlar; bununla birlikte hayata geçirebileceğiz çözüm odaklı anlayış, eminim ki gelecek 10 yıllara ışık tutacaktır. Geleceğimizi kurtarmanın yolu, gençleri heba etmeden, onları anlamak, empati yapmak ve sahip çıkmak olmazsa olmazımın olarak karşımızda durmaktadır, vesselam…













