Kan kaybı sürüyor.
Alanya maçında 3 defans pansumanı, Konya önünde 4’lü tampon, işe yaramadı ve Kayserispor 11 puanda kalakaldı.
Kayserispor adına son 4 maçlık seriye baktığımızda ciddi manada sıkıntı var. Özellikle bir noktanın altını kalın biçimde çizmek gerekiyor. Ofansif olarak elinde yeter seviyede opsiyonel oyuncu bulunan ve bu zenginliğininin farkında olan sarı-kırımızılı takımda savunma prensipleri adına muazzam bir sıkıntı söz konusu…
Konya deplasmanında yenilen ilk gole bir bakın… Ceza alanı içinde tam 7 Kayserisporlu futbolcu var ama buna rağmen sahanın en kısa oyuncularından Serdar Gürler, uzak direkte tamamen bomboş kafa vurma imkânına sahip ne hikmetse…
Bir takımın ceza alanı içi defansif yerleşkesi bu kadar mı kötü olur, pozisyon almada bu kadar mı yetersiz kalır?
Al birini, vur ötenine misali ikinci gol… Artık ilk devrenin sonuna geliniyor, soyunma odasına gideceksiniz, akıl almaz savunma hatalarıyla yüklü düşünce tarzı bir kez daha karşımıza çıktı. Amir Hadziahmetoviç, idmanda bile bu kadar rahat bir vuruş yapmamıştır eminim. Bu gol sırasında da Kayserispor defansının duruş şekli akıllara zarar olarak kayıtlarda yer alınca, Konya takımı 2 farkla soyunma odasının yolunu tuttu. Kayserispor’un hanesine de hazan düştü, hüzün düştü.
Kalelerin değişmesinin dışında ikinci yarı beklendiği gibi geçti. İki farklı geriye düşen Kayserispor elde avuçta ne varsa rakip kaleye gitmeyi denedi, Konyaspor’un da öngörüsü bu yöndeydi, kontra ile yoluma bakarım anlayışında işi rölantiye aldı ve istediğini elde etti.
Bakın şimdi, bir takımda işler iyi giderken düğün evinde gibisinizdir… Herkes mutlu, herkes neşeli… Doğal olarak kimse hataları, eksikleri görmez ve bundan bahsetmez hallerinin dayanılmaz hafifliğine tanıklık edersiniz… Lakin işler sarpa sarmaya başladığında kafalar karışır. Karışık kafalar hataların daha da fazla nüksetmesine sebep teşkil eder. Anlaşılan o ki, özellikle Galatasaray’a karşı elde edilen galibiyet sonrası başlayan düşüş ve kötü gidiş Kayserispor’da ciddi bir travmaya neden olmuş. Her hafta bunun sıkıntılı bir yönünü, tarafını görüyoruz. Bu sıkıntılı süreçte takımı düze çıkarmakla mükellef olan tabii biçimde teknik direktör Hikmet Karaman. Son haftalarda düşünce tarzı anlamında kendisinin de kafası karışmış anlaşılan Elinde birçok seçenek varken, Attamah’ın yanına Uzodimma’yı oynatma tercihinde olduğu gibi… Kendisi yol yakınken, takımda savunma prensipleri bakımından halledilmesi gereken sorunlar olduğunu dikkate alarak, farklı düşünce tarzı içine girmeli, aksi halde ateşe benzinle yaklaşmak, yangının dozajını arttırır.
Hikmet Hoca, tesislerin kapısına “Tadilat var” yazısını asmalı ve hafta boyunca öğrencileriyle çok ama çok çalışmalı… Zira önce Karagümrük, ardından Fenerbahçe maçları kader belirleyecek ölçüde önemli…













