Orta yerde ciddiyet arz eden, partiler üstü bir durum söz konusu.
Talas’ta bir “Şehitlik’ var… Var olmasına var da, tabelasından öte hiçbir şey yok.
İYİ Parti Talas Teşkilatı da bir basın toplantısı yaparak, bu durumu dile getirdi. İlçe Başkanı Faik Demir, Kurtuluş Savaşı yıllarında Talas’a yaralı olarak getirilen ve şehadet şerbeti içen 400 şühedanın aziz naaşlarının defnedildiği alanın uzunca bir zamandır üzüm bağı olarak kullanıldığı ifade etti.
Gerçekten de, uzunca zaman diliminde gözlerden kaçan, dikkat edilmeyen bir vaziyet söz konusu. Üstüne üstlük bu bugünü kapsayan bir hadise değil. Yıllardır gözler kör olmuş, sonuç itibariyle şehitlik isminden ibaret kalakalmış.
Hemen parantez açalım ve ifade edelim. İYİ Parti Talas Teşkilatı bu açıklamayı yaparken siyasetten ari bir biçimde gündeme getirme gayreti içinde olduğu ortaya koydu ve şu çağrıyı yaptı: Bu vefasızlığın ortadan kalkması için tüm siyasi partiler bir araya gelmeli, gereğini yapmalı. Talas Belediye Meclisi’nde hepimizin ortak önergesiyle gerekli karar alınmalı…”
Kayıtsız kuyutsuz, şartsız şurtsuz ve dahi amasız siyaset dışı bir konu… Bize bu toprakları canını vererek vatan yapan şehitlerimize karşı hepimizin sorumluluğu var. Hep konuşuruz ve sıklıkla altını çizeriz ya kendilerinden bahsederken; saygıyla, minnetle, rahmetle diye… Doğrusunu söylemek gerekirse 400 şehidin yattığı yerin üzüm bağı olarak kullanılması, mutlaka ki, hepimizin derinden üzer… Ben buradan açık açık yazayım, başta Talas Belediyesi olmak üzere, şehrin riyasetinde yer alan, ilgili, ilgisiz hepimizin ortaya çıkan bu tabloda sorumluluğu olmalı… Aslına bakarsanız, tutun da Milli Savunma Bakanlığı’ndan tutun da, Genel Kurmay Başkanlığı’na, milletvekillerine, STK’lara kadar elbette bi tamam her kesimin şehitler ve gaziler üzerine düşen sorumluluğu almalı. Asla ve kata kabul edilemez bir durum ile karşı karşıya olduğumuzu bilmem hatırlatmaya gerek var mı?
Bakın, yapılması gereken hiç zaman kaybetmeden, bahse geçen döneme dair tarihçilerin ortaya koyacağı ciddi bir çalışma ile gerçeklerin kamuoyu ile paylaşılması… Sonrasında ise burasının derhal, gerçek manada şehitliği dönüştürülerek, ihya edilmesi…
Biz gazete olarak olayın takipçisiyiz ve konu üzerinde özenle, hassasiyetle duruyoruz…
Yoksa… Yoksası filan yok aslında; şüheda yüzümüze tükürse yeridir…













