Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, bütçe görüşmeleri sürüyor. Hem de fevkalade gergin biçimde. İş yumruklaşmaya kadar gidiyor ki, sormayın.
Toplumsal sinirlilik hâli, Meclis’e de yansımış vaziyette.
Meclis neyse, toplum o… Toplum neyse Meclis o durumları…
Meclis demişken, aslında anlatmaya gayret ettiğim mevzu bu değil.
Siyaseten herkesin malumu olduğu üzere, rafta bekleyen bir Seçim Kanunu var. İşte o görüşmeler 2022 yılının Mart ayına devretmiş ve kapsamı da daraltılmış. Kulislerden sızan bilgiye göre, dar bölge, ittifak içi partiler arası baraj gibi gündem oluşturacak konular, şimdilik değerlendirme dışı kalmış. Gerçek olan tek şey, ülke barajının yüzde 7’ye çekilmesi konusunda mutabık kalınması.
Tabii ki yeni seçim yasası adına daha önemli bir zaman dilimi var ve ne gibi yaklaşımlar ortaya çıkar bilinmez… Lakin AK Parti ve MHP’nin mutabık kaldığı ya da ayrıştığı konular üzerinden farklı yaklaşımlar da ortaya çıkabilir.
Burada gözlerden kaçan bir nokta söz konusu. Yeni seçim yasası mart ayında görüşülmeye başlansa ve aynı ay içinde yasalaşsa, erken seçimden bahsetmek mümkün olmaz, olamaz… Zira TBMM’de kabul edilen yeni seçim yasasına göre, sandığa gitmek için en az 1 yıllık bir sürenin geçmesi söz konusu… Bu da demek oluyor ki, 2022 yılı Mart ayında çıkacak olası bir yasa ile en erken seçim 2023 yılının bahar döneminde hayata geçebilecek demektir.
Hani muhalefet sandık, seçim diye ısrar ediyor ya… Yeni seçim kanunu genel TBMM’de Genel Kurula inerse, erken seçim çağrıları tamamen boşa düşmüş olur. Muhalefetin tüm ısrarına karşın Cumhur İttifakı net bir çizgiyle seçimin zamanında olacağının altını çiziyor ya, eğer olağan dışı bir sebep tezahür etmezse seçim net olarak 2023’te yapılacak… Hangi ay diye sorarsanız, mart ayı olabilir. Yoksa nisan, olmazsa haziran zaten zorunlu zaman dilimi vesselam!













