Nereden başlasam bilemedim. Karşımızda en iyimser ifadeyle zıpçıktı bir durum var.
Malum pandemi dönemi. Devletin tüm birimleri de, sağduyulu vatandaş da salgının kontrol altında kalması adına azami özen gösteriyor. Bu özen konusunda vitesi bir tık daha ileri götürmemiz şart. Zira bunlar sıkıntılı günler.
Toplumun, haliyle vatandaşın uyması, uygulaması gereken hijyen kuralları var. Hepimiz buna riayet etmeliyiz; bu boynumuzun borcu diye düşünenlerdenim. Hem elinizde tuttuğunuz bu gazetede, hem de katıldığım tv programında, elimizden geldiğince, dilimizin döndüğünce sürece katkı vermek adına uğraş veriyoruz.
Duyarlılık adına herkes kadar hassasız yani!
Bu girizgâh sonrası anlatacağım olay, aynıyla vakidir. Nitekim, Gazete Kayseri’de manşet haber olarak da okuyacaksınız.
Bütün yurt sathında olduğu gibi Kayseri’de de pandemi denetimleri var. Elbette ve iyi ki var. Devlet, kısıtlamaların ve dahi konulan kuralların bütünün nasıl uygulandığını yerindelik anlayışı ile takip ediyor. Uymayanlara da gözünün yaşına bakmadan basıyor cezayı… Yüzde yüz yanında saf tutuyoruz bu anlayışın.
Genel-geçer durumun altını çizdikten sonra gelelim asıl meseleye…
Yakın zaman dilimi içinde gerçekleşen denetimler sırasında, İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri polis eşliğinde berberleri-kuaförleri denetliyor… İşte o denetleme sırasında, berber dükkânın içinde sehpa üzerinde duran yerel-ulusal gazeteler var. Denetlemeyi yapan zat-ı şahaneleri, bir hışımla, “Derhal kaldırın bu gazeteleri… Bir daha burada gazete olmayacak” diye gürlüyor…
Bu olayı tanıklarıyla dinledikten sonra, başında Ali Benli’nin bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğü’nden dostları aradım… Aradım çünkü Sağlık Bakanlığı’nın… İçişleri Bakanlığı’nın ve dahi İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun, “Berber ve kuaförlerde kâğıt baskı gazete okunmasını” yasaklayan bir hüküm olduğuna rastlamadım. Aradığım insanlar da beni teyit etti, “Yok böyle bir şey” diye…
Yok, yok… Ben de biliyorum.
Peki bu işgüzarlığın sebebi nedir ola?
Biz bu denetleyen ve dahi denetçinin mantığından bakarsak, Türkiye’de kâğıt baskı gazetelerin pandemi süresince yayınlarına ara vermesi elzem.
Bir de İçişleri bakanlığı genelgesi lazım(!) “Kâğıt baskı yapan gazetelerin 6 ay süreyle yayınının durdurulmasına” diye başlayan… “Bilmem ne fıkrasının, bilmem ne bendine göre” diye devam eden…
Elbette ironi yapıyorum ben, densizliği anlatma adına…
Buradan İl Sağlık Müdürü Ali Benli’ye soralım: “Sizin denetçileriniz, kanun hükümlerini mi uygular, keyfiyeti mi hayata geçirir?”
Azizim, şu sıkıntılı süreçte durup dururken insanların gazete okuma keyfiyle uğraşmayın bari… Gidin ve işinizi adamakıllı yapın.
Bu arada yazıyı tamamlarken, sayın Vali Şehmus Günaydın, gazetelerin “Yasah hemşerim” mantığına kurban edildiği bir denetim olduğundan haberiniz olsun istedim…













