Bir dokun, bin ah işit sözü deyim yerindeyse yükselen bu feryat-figanın üzerine “cuk” oturur.
Sıklıkla yaptığımız şeyi tekrarladık. Gazete Kayseri olarak sokakta vatandaşın nabzını tutuk, derdini dinledik. Dolayısıyla esnafa da sorduk, “Pandemi günlerinde haliniz, minvaliniz” nedir diye.
Kısa bir süre önce okul servislerinin, doğal olarak da servisçilerin yaşadıklarını enine-boyuna sütunlarımızdan aktarmıştık. Bu kez de, kırtasiyecilerin arzuhâlini sayfalarımıza taşıdık. Bir kırtasiyeci esnafının kurduğu cümle gerçekten dikkat çekiciydi, biz de manşete taşıdık: ”Bırakın kalemi, kalem ucu bile satamadık…”
Bu noktaya dikkat kesilmek lazım.
Yer küreyi kökten sarsan pandemi günlerinde, sorunlar yumağının ortaya çıkması son derece doğal. Tek tek sıralamaya gerek yok ama bu zor günlerde, işleri muazzam biçimde iyiye giden sektörler var. Bir de tam tersi durumda yaşam mücadelesinin acımasız çarkları içinde direniş gösteren insanlar söz konusu.
Düne göre artıda olanlar, ekside bakiyede kalanlar kıyaslamasından bahsediyorum elbette.
İşleri güçleri ilerletenler; yerli yerinde olanlara Allah daha çok versin der geçeriz… Ancak, sıkıntıya düşen ekmek teknesini ayakta tutmaya çalışan ve dahi işsizlik sarmalıyla karşı karşıya kalanlar adına da tavır geliştirmek gerekiyor.
Evet, salgın belasının hâsıl olmasıyla birlikte devlet ciddi adımlar attı. Üst üste paketler açıklandı, krediler verildi vesaire. Bunları olumlu olarak haneye yazdık. Lâkin ipin ucunun kaçtığı yer, sapla-samanın ayırt edilememesi.
Biliyoruz ki. Hayat devam ediyor. Çarklar dönüyor. Dönmeye de devam etmeli. Naçizane benim önerim, at izini it izine karıştırmadan, hak edene hak ettiği teşvikler, destekler sağlanarak yol alınması. Bunun için titiz bir çalışma ve ayıklama işlemi gerekmektedir.
Hangi sektörde ne kadar yara var saptanmalı, pansuman tedbirleri de ona göre uygulanmalıdır.
Bizim gazete olarak bugün gündeme taşıdığımız basit bir “Yandık, öldük, bittik” haberi değildir. Bizatihi gerçeğin kendisidir.
Umarız, toplumdan yükselen bu ses, doğru yerde yankı bulur ve üstesinden gelinir. Hepi topu söylediğimiz bu!













