Hava durumu ile Türkiye’nin siyasi durumu at başı gidiyor galiba.
Bir bakıyorsunuz yanıyoruz, sonra donuyoruz. Görülmemiş bir istikrarsızlık günlerinden geçiyoruz. Onca problem varken, CHP- ardışık operasyonlar ve medya karartma günleri nedeniyle gündeme dair konuşulması, yazılması, çizilmesi gereken ne varsa sümen altı ediliyor.
Oysa ülkenin önünde aşılması gereken çok ciddi sıkıntılar silsilesi var. Yüzde 16 zam ile “Hadi geçin bakalım” denilen milyonlarca emekli ağlamaklı. Beyaz-mavi yakalı çalışanlar ile asgari ücrete talim eden insanlar adına da vaziyet hiç farklı değil. Herkesin ortak kaygısı geleceğe dair ve geçim sıkıntısı, alım gücü eksenli. Bordro mahkûmları sahiden de zorda.
Hayat zaten zorken, zamların art arda gelmesi işi daha da çıkmaz hale getiriyor. Emekliye yüzde 16, doğalgaza yüzde 25 zammın neresinde adalet arayalım mesela… Hemen ardından sigara gruplarına vergi dilimi saikiyle yapılan 5-7 lira arasında değişen fiyat ayarlaması(!) daha o bitmeden kira artışlarında yüzde 44 rakamının kabul görmesi derken, dar gelirli adına neresinden tutarsanız orası elinizde kalıyor.
Yaşam maliyeti giderek artarken, ekonomi eksenli konuların tamamen devre dışı bırakılarak siyasetin kısır çekişmelerinin hep gündemin birinci sırası olması, vatandaşın umudu kırmaya devam ediyor. Mutfakta tencere kaynamıyor. İnsanlar gıdım gıdım yaşamaya gayret ediyor. İşin daha da kötüsü ne biliyor musunuz, kimse geleceğin bugünlerden daha iyi şeyler getireceğine inanmıyor. Yani umutsuzluk aldı başını gidiyor…
Ekonomik açmaz, bıçak olmuş kemiğe dayanmışken, şimdilerde nur topu gibi bir anayasa tartışması hızla vizyona giriyor. İlk 4 madde dokunulamaz olduğuna göre, değişmedik yeri kalmayan ve hedeflenenin ne olduğuna dair türlü kamuoyu ile bilgi paylaşılmayan yeni anayasa ile varılmak istenilen yer neresidir merak ediyorum doğrusu. Oysa görünen köy kılavuz istemiyor: CHP operasyonları, yeni anaya tartışmaları diye diye esas gündem olması gereken ekonomi yine auta çıkıyor.
Çözüm ne, bundan sonrası ne olacak derseniz, saldım çayıra mevlam kayıra günlerine hoş geldiniz diyebiliyorum sadece…
E artık, hayırlara vesile…













