Bu bir açık, berrak ve net bir sehven yazısıdır.
Duymayan, görmeyen kaldı mı bilmiyorum ama bir içerik üreticisi tarafından yayımlanmasıyla birlikte gündem olan videodan bahsediyorum elbette. Ezcümle videoda, ‘Kadınlar evde oturmalı, çoluğa-çocuğa bakmamalı, iş hayatının içinde hiç olmamalı” deniliyor. Bir de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrı yapılıyor, ‘Ne olur kadınların çalışmasına izin verme Reis’ vurgusu yapılıyor, apaçık şeriat isteği dile getiriliyor. Hatta kadınlar çalıştıkça boşanmaların, aile huzursuzluklarının arttığıdan dem vuruluyor. Yetinilmiyor, kadınların çalışmasına izin veren kocalara çok ağır bir gönderme yapılıyor, vesaire…
Video baştan sona Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına muhalefet ediyor adeta. Değişemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri yok sayarak, kadınlar evde oturmak için yaratılmıştır demeye getiriliyor… Köktenci anlayışın manifestosu olarak nitelemek mümkün bu videoyu…
Kayseri Kızılay Şube Başkanı Cafer Beydilli de bu videoyu alıyor ve sosyal medyasında paylaşıyor. İşte bundan sonrası kızılca kıyamet. Beydilli, gelen sert tepkiler üzerine videoyu kaldırıyor ve “Sehven oldu” diyor, “Sehven…” Haliyle tepkiler giderek büyüyünce, bu kez Kızılay Genel Merkezi talebiyle bir basın toplantısı düzenliyor… Yanı, sağı-solu aynı bünyede görev yapan kadın mesai arkadaşları ile dolu. Zat-ı şahaneleri burada diyor ki; “Tamamen yanlışlıkla oldu. Kızılay-Kızılhaç anlayışının içinde ayrımcılık yoktur. Bu hata için tüm kadınlardan özür diliyorum…”
Üslubu beyan, aynıyla insan derler ya… İşte o sebeple, ne yaparsanız yapın, sehven filan gibi hangi kelimelerin arkasına sığınırsanız sığının, bu bilinçaltının dışa vurumudur… Yani istemsizce yakayı ele vermektir. Karşımızdaki tablonun adı budur…
Bak Beydilli, oturduğun koltuğun ve bu kurumun farkında bile değilsin. Kuruluşu 11 Haziran 1868 olarak kabul edilen Hilal-i Ahmer Cemiyeti’nin (Kızılay) geçmişini birazcık olsa bile okuyabilsen ve içselleştirebilseydin… Zira kendi oturduğun koltuğun tarihinden bile, bi habersin… Hani sen kadınlara “Evde oturun videosu” paylaşıyorsun ya… Osmanlı döneminde dahi, 2. Meşrutiyet ve Balkan Savaşları sırasında kadınlar Kızılay’da aktif olarak görev yapıyor… Dahası da var,20 Mart 1912’de de Osmanlı Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi kuruluyor ve cephelerde ve cephe gerisinde tarihe geçen aktif görev yapıyorlar… Şimdi senin sergilediğin tutuma biz ne diyelim kardeşim, insan ecdattan utanır, ecdattan… (Kadınların toplumdan dışlarsanız ne olacağını anlatmaya dahi gerek duymuyorum bu arada…) Dahası da var ama neyse, yazık sana!
Hani o apar-topar yaptığın basın toplantısı var ya, oturduğun koltuğun çevresine sıralanan kadınların vücut dillerine ve fotoğraflara yansıyan yüz ifadelerine bir göz gezdir istersen, ne dediğimi anlarsın… İstediğini yap, senin adına maksat hâsıl olmuştur, biz de anladık bunu…
Unutmayın ve her daim aklınızda tutun… Her kim, cumhuriyet ve onun değerleriyle kavgalıysa, bilin ki hedeflenen toplumun huzurunu bozmak ve bozgunculuk yolunda insanlarımızı ayrıştırmak için yola çıkmıştır…
Sözün özü, Beydilli’nin o koltukta oturmaya mecali kalmamıştır ve tek seçeneği istifadır ve istifa tek seçenektir, vesselam.













