Bu bir ister inan, ister inanma durumunun vücut bulmuş halidir…
İnanılır gibi değil ama gerçek…
Hatta gerçeğin bizatihi kendisi.
Şoke eden bir vaziyet diye saptama yapmak dahi yetmez…
Ancak beyin kafatasından firar ederse olabilecek bir olay duruyor önümüzde. Nitekim gazetemizde de ‘Akran Zorbalığı’ başlığıyla manşet.
Kayseri’nin Bünyan ilçesinde bir araya gelen erkek ergen gurubu, arkadaşları B.Ç.’yi cezalandırmak için fırının içine atarak yakmaya çalışıyor, iyi mi?!
Azap dakikaları bununla da bitmiyor. Fırına atılan gencin üzeri kapatılarak, pişme derecesi de arttırılıyor; çocuk nar gibi kızarmaya başlarken, sanırım diğer arkadaşları da eğleniyor.
Şu anlattıklarımı kısa yoldan düşünün, hayal edin isterseniz… İnsanın nutkunun tutulmasına yetiyor da artıyor bile öyle değil mi?
Fakat yaşanan vaka aynıyla vaki…
B.Ç’nin anlattıkları da, fotoğraflarıyla örtüşüyor. Her bir yanı yanık, tedavisi devam ediyor.
Farkında mısınız bilmiyorum ama 16 yaşındaki erkek ergen gurubu, arkadaşlarını bildiğiniz ekmek pişirilen fırına atıp yakmak istiyor.
Yukarıdaki satırlarda anlattığım, daha doğrusu bizlere, kamuoyuna servis eden İhlas Haber Ajansı, yani İHA… Kapatıldığı fırında vücudunun önemli bölümleri yanan çocuğun görüntüleri mevcut. Lakin kendisini fırında diri diri yakmaya çalışan akranlarına ne yapıldığına dair bir bilgi yok… Şikâyetçi oldu mu onu da bilmiyoruz. Re’sen bir soruşturma, kovuşturma söz konusu mu o da muamma. Lakin biz gelelim konunun öznesine; orta yerde canavarca bir hisle yakarak öldürmeye teşebbüs durumu söz konusu. Bunu yapan çocuklar da 16 yaşlarında. Görüleceği gibi toplumsal cinnetin nerelere geldiğinin en berrak hali.
Bu yaşananları vakayı adiye yani sıradan bir olay gibi görmek resmen sinir bozucu.
Hiçbir şey yokmuş gibi davranmak da, toplumsal hiçliğe, kaybolan nesillere doğru yapılan yolculuğu onaylamakla eş anlamlı sanırım.
Detayı, vesaireyi bıraktım; toplumsal bitişin resmidir yaşananlar.
Ve anladım; her şeyi hatırlıyoruz lakin insanlığımızı unutmuş, kaybetmişiz.
Sözün bittiği yer burası zahir; sadece çok üzgünüm Türk milleti adına… Zira bu çocuklar hepimizin eseri…













