Dün bahsetmiştik; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ilçeler eksenli Kayseri’yi turladı, esnafın-vatandaşın nabzını tuttu. İş döndü dolaştı, İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın iddialarına geldi.
Malûm, yakın zaman dilimi içinde çıktığı canlı yayında, “İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu FETÖ’cü” deyivermişti İYİ Parti İstanbul Milletvekili Özdağ. Gerçi, Buğra Kavuncu aynı canlı yayına katılarak, “İddiasını ispatlamayan şerefsizdir” gibi ağır cümleler kurmuştu… FETÖ eksenine yüklenen bu hadise sıcaklığını korumaya devam ediyor doğal olarak.
Nitekim Kayseri’de, Akşener’e bu minvalde soru yöneltildi.
Soruyu yönelten gazeteciye aslında inceden bir sitem gönderdi Akşener, “Bu konu medyanın ilgisini çekiyor ama vatandaşın derdi başka” saptamasını yaptıktan sonra, Buğra Kavuncu’nun suç duyurusunda bulunduğunu, işin yargıya intikal ettiğini ifade etti ve ekledi: “Bakalım Mevla neyler, neylerse güzel eyler…”
Şimdi bu saptama üzerinden yürürsek, doğrudur sokakta konuştuğu vatandaşın gündemi bambaşkadır. Zira pandeminin de etkisiyle ekonomik manada sıkıntılı bir süreçten geçtiğimiz aşikâr. Ancak, İYİ Parti’nin siyaseten ağır topları arasında önemli bir konuma sahip Özdağ’ın ifadelerini de yok saymak da mümkün değil.
Öyle ya… İstanbul Milletvekili, İstanbul İl Başkanı için alenen “FETÖ’cü” iddiasında bulunuyor. Bu durum başlı başına vakadır ve yeterince kayda değerdir… Nihayetinde, yargı süreci de beklenerek, FETÖ iddiası aydınlığa kavuşturulmalıdır. Kopyala yapıştır üzerinden gidersek, Türkiye’nin önemli partilerinden hangisinde böyle bir hadise yaşanırsa yaşansın ciddi bir biçimde haber değeri taşır…
Demem o ki, Sayın Akşener’e yöneltilen soru doğru ve yerli yerindedir. Kendisi de istediği cevabı vermiştir. Lâkin İYİ Parti’de bu tartışma, bir biçimde noktalanmalıdır. O anlamda da, kendisinin kullanacağı bir tasarruf, mutlaka olmalıdır. Aksi halde bu sıkıntılı soru nereye giderse gitsin peşinden gelecektir vesselam.













