Memleketin çivisi mi çıkmış ne?
Bu saptamayı elbette Kayseri adına yapıyorum.
Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan pandemi haritasında, her hafta zirveye doğru bir adım daha görüyoruz.
Aklıselim gitmiş, yerini hoyrat anlayışa bırakmış; bunu net olarak anladık.
Yüz binde 50’lerden yola çıkan Kayseri, üç hafta sonunda yüz binde 200 civarı vaka sayısıyla Türkiye rekoruna doğru hızla yol alıyor.
Sorun belli; 1 Mart itibariyle açıklanan yeni normal çerçevesinde gevşetilen kısıtlama tedbirlerini birçok kesim, ciddi manada yanlış anlamış; bunu bize rakamlar söylüyor.
Baksanıza, daha öncesinde günlük 100 civarında seyreden vaka sayısı, bir anda 420’ye ulaşmış vaziyette. Bu sebepledir ki, şehrin akilleri ve bilim insanları, “Aman ha, kalabalıklaşmayalım… Kalabalık ortamlardan uzak kalalım” dedikçe, sanki aksi anlaşılıyor… İnsanlarda bir kalabalık içine girme özlemi depreşiyor ki sormayın gitsin…
Nereye bakarsanız öbek öbek insan kalabalığı…
Hatta ve ötesinde “Corona virüsü nedir ya” diyenler bile var, iyi mi?
Kimse basit kurallara uymuyor. Fakat herkes, kurallara uyulmamasından şikâyetçi; ne güzel memleket değil mi?
Ya bu ülkede Covit-19 meselesi iyi anlatılamadı, ya da insanlar, “Ne olacaksa olsun birader” modunda…
Bir tarafta bozulan ekonomi, öbür yanda bozulan psikoloji derken insanların kahir ekseriyeti ikinci şıktan yana. Yani, hazindir ki, “Ne olacaksa olsun” durumlarının gitgide arttığına tanıklık etmek zorunda kalıyoruz ve işin en tehlikeli tarafı da bu galiba.
Doğrusunu söylemek gerekirse, ipin ucu kaçmış çoktan.
Artık iş, sürü bağışıklığına doğru gidiyor sanırım…
Hatırlatmakta fayda var; saldım çayıra kafasını yaşamaya devam ettiğimiz müddetçe, çok daha ciddi yaptırımlarla, kısıtlarla karşılaşacağımızdan herkes emin olabilir. Bakalım, görelim ipin ucu nereye varacak?













