Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar, hayli sitem yüklü.
Üstüne üstlük, siteminde de yerden göğe kadar haklı.
Bu girizgâhın ardından, kıyametin neden koptuğunu anlatalım da, kamuoyu bilsin.
Develi ilçesinde 2005 yılında kurulan ve eğitim-öğretim çalışmalarına da 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılında Ziraat Mühendisliği Programını seçen 39 öğrenci ile başlayan Seyrani Ziraat Fakültesi’nin ‘Seyrani” adı artık yok; gitti, bitti!
Bu durumun ve kararın ardından Başkan Cabbar ezcümle diyor ki; “Arkadaş, Âşık Seyrani ismiyle kimin ne derdi var. Yalnızca Develi’ye değil tüm ülkenin değeri olarak kabul edilen bu isimden niçin rahatsız olursunuz ki…”
Erciyes Üniversitesi bünyesinde yer alan, Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) kurulunca oraya devredilen, ancak yeniden ERÜ’ye geçen bu Seyrani Ziraat Fakültesi, ipler bir yerden sonra kopuyor. Ziraat Fakültesi ERÜ bünyesinde kalıyor, kampüs ise KAYÜ’de…
Şimdi Develide kampüs var ama KAYÜ’de… Ziraat Fakültesi ise ERÜ’de…
ERÜ de, Seyrani Ziraat Fakültesi’nin adından ‘Seyrani’ isminin kaldırılmasını istiyor ve başvuru yapıyor. Başvurunun ardından Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ‘Ziraat Fakültesi’nden Seyrani ismi berhava oluyor… Kararname sonrasında ise Develi Belediye Başkanı, Seyrani isminin kaldırılmasına ciddi biçimde tepki gösteriyor.
Bakın buradan devam edelim… Develi’deki kampüs, KAYÜ’nün ve adı Seyrani olarak kalacak… Amenna ve saddakna! Ancak, ERÜ’nün uhdesinde kalan Ziraat Fakültesi’nin önünde Seyrani ismi bundan sonra olmayacak.
ERÜ’nün isteğiyle, Seyrani ismi kaldırıldı… İlginç ama gerçek bu…
İsterseniz önce Seyrani kimdir, bir bakalım, sonra devam ederiz:
Seyrani, 1800 yılında Kayseri ilinin Everek (Develi) ilçesinin Omza (Camîkebir) Mahallesi’nde doğmuş ve 1866 yılında da yine aynı yerde ölmüştür. Asıl adı Mehmet’tir. Şiirlerinde iki yüzlülük, rüşvet, haksızlık, fakirlik, adalet, bilgisizlik gibi sosyal temaları da işlemiştir. Yaşadığı dönemde bozulan hak ve adalet dağıtan müesseseleri konu edinen şiirler yazmıştır. Ülkedeki başıbozukluğun sebebinin yöneticiler olduğunu, pek çok şiirinde dile getirmiştir. Şiirlerinde dini kötüye kullananlar veya yanlış yorumlayanlar da eleştirilmiştir.
Günümüzde fikirleriyle, şiirleriyle hâlâ yaşamaya devam eden ve örnek alınan şahsiyetler arasında yerine koruyan Seyrani’nin isminin bir fakültenin önünden sökülüp atılmasının kime ne yararı var, merak ediyorum doğrusu…
Şimdi birileri kalkıp bana demesin ki, fakültenin adını Seyrani, KAYÜ’ye geçen kampüsün adı da öyle karışıklığa neden olurdu filan… İnanın bunlar boş ve kof bir lakırtının ötesi. Nedense biz boş beleş işleri öyle çok severiz ki, anlayabilen beri gelsin…
Daha çok yazılacak şey var ama neyse… Seyrani’nin üniversite üzerinden adı gitti ama kendisi yadigâr olarak kalmaya devam edecek, vesselam.













