Kısa, öz ve anlaşılır cümleler kurmaya gayret ediyoruz. Bu sebeple dün net bir şekilde sorduk: Kayseri’nin müftüsü nerede?
Soru anlaşıldı sanırım… Ya cevap, işte o yok…
Hadi bakalım bu örneği biraz daha somutlaştıralım; mesela şu salgın günlerinde Kayseri’nin İl Sağlık Müdürlüğü veya İl Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğu 3 ay boş kalsa… Ya da kalabilir mi, ne dersiniz?
Tam 90 gün önce görev süresinin tamamlanmasının ardından Kayseri İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven, vedalaştı, gitti, üniversitedeki görevine döndü. Ardından geçen zaman zarfında, geldi, geliyor, yolda filan gibi ifadelerle iş bugünlere kadar uzandı. Hâl böyle olunca, akılımıza birçok soru soru cümlesi konup göçüyor, vesselam.
İyisi mi basit yoldan tek tek soralım:
-Bunca etkin ve yetkin insan içinden Diyanet İşlerine bağlı Kayseri Müftüsü olarak görev yapacak bir isim yok mu?
-Eğer varsa ki-var- bu atama niçin yapılmaz?
-Atamanın yapılmasında siyasi erkin kendi iç çekişmesinden kaynaklanan pürüzler mi söz konusu?
-3 aylık bekleme süresinin makul bir izahı var mı?
-Atamanın yapılmamasında rivayet ve iddia edildiği gibi cemaatler arasında çekişmeden kaynaklanan bir çekişme durumu mu bahis konusu?
-Yarın-birgün bir başka kurumda bir başka koltuk boşalsa, Kayseri yine aylarca beklemeye mi mahkûm olacak?
Buyurun, tanık sizindir; başka sorum yok.













