Bu satırları, bu köşeden 16 Haziran 2021’de yazmıştık. Çölyak hastalığı üzerinden farkındalık yaratmak istemiştik.
Konunun anlaşılması üzerine, o yazının bir bölümünü sizlerle tekrar paylaşma gereğini duyduk; sonrasını ilerleyen satırlarda anlatacağız.
Önce o bölümü paylaşalım:
Belediyecilik, yol, asfalt vs. yapmak değildir. Aslolan insana dokunmaktır.
Bölgenizin, şehrinizin sorunlarını ezbere biliyorsanız ve caka satmak yerine derde derman olma adına tavır geliştiriyorsanız, tamamdır demektir.
Bu köşeden, iyiye iyi, kötüye kötü deme gibi misyon yüklendik. Partisine, siyasi kimliğine bakmadan olumluyu da, olumsuzluğu da anlatmaya, gayret ediyoruz. Lakin satır aralarında sıkışıp giden birçok güzelliği pas geçiyoruz, görmezden geliyoruz. Oysa anlatmak, gündeme taşımak lazım örnek olsun diye…
Biz de bugün öyle yapalım.
Büyükşehir Belediyesi dün bir basın bülteni gönderdi. Bülten bir kafe açılışıyla ilgili.
Şimdi herkes, ‘kafe dediğin nedir ki’ diyecek haklı olarak. Fakat bu sıradan bir kafe değil. Açılışı da bir aya tamamlanacak. Adı da belli: Glütensiz Kafe!
Nedir bu kafenin özellikleri biraz anlatalım da önemi ortaya çıksın.
Eminim birçoğunuz duymuşsunuzdur, çölyak diye bir hastalık var. Kimi verilere göre her 100 kişiden biri, kimi verilere göre ise her 200 kişide birinde görülen hastalık bu. Ne yazık ki bu hastaların yüzde 10’una tanı konuluyor. Buğday, arpa, çavdar gibi tahıllar glüten içeriyor ve bir çölyak hastası kesinlikle glüten ihtiva eden ürünlerin yanından bile geçemiyor. Tanı konulduktan sonra, köklü bir beslenme alışkanlığı değişikliğine gidiliyor ve ne yazık ki bu işin ekonomi tarafı fena halde pahalı…
***
Çölyak hastalığı ile yaşamak zorunda olanlar ve ailelerinden bu yazı sonrası birçok teşekkür almıştık. Büyükşehir Belediyesi’nin ne kadar önemli bir işin altına imza attığını anlatmıştık.
Tam bu noktada altını çizmemiz gereken bambaşka bir durum var.
Metropol ilçe belediyeleri, zaman zaman Kayseri’de yaşayan ve çölyak tanısı konulmuş bireylere-ailelerine belirli periyodlarla gıda yardımı yapıyorlar. Geliri belirli seviyenin altında kalan çölyak hastalığından mustarip aileler de bu işten fevkalade memnun.
Şimdi size çok çarpıcı bir örnek vereceğim… Resmen ibretlik… Kayseri’de bir aile (İsmi bende gizli), çocuklarının bu yardımdan faydalanması için yaşadığı bölgede Melikgazi Belediyesi’ne başvuruyor. Aylar geçmesine karşın, “tık” yok…
Aynı aile, sosyal medyada çölyaklılara karşılıksız yardım yapıldığını öğrenerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başvuruyor.
Un ve unlu mamullerden oluşan yardım paketi, bir hafta içinde Kayseri’de ailenin evinde oluyor.
Şaşırtıcı ama gerçek bu.
Haziran ayında yazdığımız yazıya nasıl başlamıştık; Belediyecilik, yol, asfalt vs. yapmak değildir. Aslolan insana dokunmaktır.
Bilmem anlatabildim mi?













