“Kayseri’de yüzlerce korsan araç var ve bunlar korsan taşımacılık yapıyor…”
Bu iddianın sahibi ve kurulan cümleler, vatandaş Ahmet’e ait değil. Kayseri Servis İşletmecileri ve Minibüsçüler Odası Başkanı Yavuz Ay’a ait.
“Canımız yanıyor” diyor…
“Ben bu konuyu gündeme getirmekten bıktım, usandım” diyor…
“Durumu şehri yöneten en üsttekilere defalarca ilettim” diyor…
Ay Başkan, diyor da diyor.
Yahu arkadaş, bir oda başkanı çıkıyor, “İmdaaat, korsan var” diye haykırıyor ve ilgili mercilere elindeki belgeleri sunuyor ve sonuç alamıyorsa, burada aymazlığın daniskası yok mudur?
Yaklaşık 3 bin esnafı temsil eden bu insanın korsan taşımacılık üzerinden figanı, kimsenin ilgi alanına girmez mi bu şehirde?
Özellikle Organize Sanayi Bölgesi’ne işaret ediyor Başkan Ay ve net biçimde anlatıyor:
“OSB’nin 4 kapısı var. Bu 4 kapıya kamera koyalım, her şey gün gibi ortaya çıkar. Bizim elimizde bilgi, belge, somut delil ve aklınıza gelecek her türlü argüman var. Bunların hepsini, tamamını kolluk kuvvetleriyle paylaştık, sonuç yok…”
Başkanın saptamaları akıllara zarar bir vaziyeti ortaya koyuyor. Her gün yüzlerce korsan aracın taşımacılık yaptığı anlatılıyor. Dahası birçok fabrikanın işçilerini taşıyan servislerin kahir ekseriyeti korsanlardan oluşuyor; iddia bu.
Sonuç, sıfır… Elde var sıfır…
Yavuz Ay, bilmem kaç kere durumu anlatma adanı çalmadık kapı bırakmamış. Lakin derdini bir türlü anlatamamış. Anlayacağınız, korsan işinden alan da, veren de memnun.
Hadi tamam anladık birileri vergisiz, algısız korsan taşımacılık yapıyor ve buna kimsenin sesi çıkmıyor. Pekiyi de kardeşim, yarın bir gün bu korsan araçlar, kaza yapsa, bedeli insan canı veya canlarıyla ödense bunun hesabını kim verecek bu şehirde?
Kuracağım cümlelerin ağırlığından korkarak, pes doğrusu diyorum ve yazıyı burada noktalıyorum…
Anlaşıldı, biz Kayseri’de bitamam her şeyin korsanını seviyoruz!













