Ülke gündemi resmen harala-gürele.
Akşam yatıyorsunuz başka, sabah bambaşka.
Yeryüzünde sanırım böylesini görmek pek mümkün değil. Bir birkaç hafta içinde “Andımız” ile başlayan tartışma, İstanbul Sözleşmesi, dövizde yaşanan kur artışı filan derken siyasette ciddi bir savrulma aldı başını gidiyor.
Bir taraftan pandemiyle cebelleşilirken, günlük gündem değişimi ışık hızının da ötesine geçti benim güzel ülkemde.
İşin sonu nereye varır, bu ülke daha neleri tartışacak hiçbir öngörü kestiremez bunu.
Bakın geçen hafta MHP büyük kongresini tamamladı.
Yarın da sıra AK Parti’de.
Bildiğim kadarıyla Kayseri Teşkilatı ve doğal olarak Başkan Şaban Çopuroğlu bu işe hayli fazla önem veriyor. Tüm üyeler, SMS yoluyla bilgilendirildi ve 7. Büyük Kongre için…
“Kongreye katılmak isteyen üyelerimiz 23 Mart, 23.00’da İl Binası önünde hazır bulunmaları gerekmektedir” diye başlayan mesajda yemek ve ulaşımın ücretsiz olacağı özellikle vurgulandı. Bir de tabii olarak HES kodu ve müracaat için bir link uzantısı verildi. Kayseri’nin kaç otobüs ile Ankara yollarında olacağını göreceğiz. Bununla birlikte yönetim katında kim ya da kimler olacak hepsi cevabını bulacak doğal olarak.
Bu arada AK Parti’de Kayseri Sarıoğlan İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mevlüt Ünsal’ın sosyal medya paylaşımı hayli ilgi çekti. Ünsal yaptığı paylaşımda, “Hilafeti ilan etmek bu ülkenin kurtuluşu demektir. Sen ne konuşuyorsun, ya atan belli değil, ya Türk değilsin” diye atar gider yapıyor. Sonrasında ise durum tepki çekince, attığı tweetleri koruma altına alıyor.
Merak ettim bu AK Partili gence imkân verilse, hilafeti nasıl getirmeyi düşünüyor. Hilafetin yanında başka istediği şeyler de var mı anlamaya çalışıyorum doğrusu…
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre, Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir… Dahası, bu durumun değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğine göre… “Hilafet” istemek ancak Anayasa’nın ortadan kalkmasıyla mümkün olabileceğine göre… Mevlüt Ünsal acaba neyi kast etmiş olabilir?
Soru bu.
Tüm bununla birlikte AK Parti İl Başkanı sayın Çopuroğlu bu konuyla ilgili ne düşünmektedir ve bu gençle “Ne demek istedin” diye konuşmuş mudur?
Ülke gerçekten sıkıntılı bir süreçten geçerken, gündeme getirilen şu işlere bakar mısınız?
Hani derler ye, her rengi boyadık, bir fıstıki yeşil kalmıştı diye. İşte tam olarak bu noktadayız…
E artık bu saatten sonra, memleket adına hayırlar dilemek düşer bize de.













