Bize yazmaktan gına geldi; eminim ki, okumaktan da size.
Lakin koşullar böyle. Ne yazık ki, olağanüstü günlerden geçiyoruz.
Covit-19 pandemisi, Türkiye’de ve doğal olarak Kayseri’de en büyük sorun olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor.
Bakın şimdi kestirmeden anlatalım; enfekte sayısı bu koşullarda devam ederse, sağlık sistemi çökebilir. Sistemin çökmesi demek, hastaların tedaviye ulaşamamasına denk düşer. Maazallah böyle bir durumun tahayyülü bile fevkalade acı verici. Kayseri de bu noktada istiap haddini doldurmak üzere.
Kayseri’de her gün yüzlerle ifade edilen pozitif vaka sayısına ulaşılması işlerin sarpa sarmasına ve sağlık sisteminin alarm vermesi sebep teşkil ediyor. Gazete Kayseri olarak geçtiğimiz hafta yazdığımız ve gündeme taşıdığımız “Şehir hastanesinde otopark, pandemi servisine dönüşecek” haberimizin ardından, kulağımıza gelenlere göre bu iş için hazırlık başlamış bile.
Hâl böyle olunca, varın işin ciddiyeti siz anlayın.
Zira işin ciddiyeti idrak etme noktasında hala nakıs kalan bir grup var. Biz de anlaşılsın diye olan biteni tane tane anlatıyoruz.
Belediyelerden cep telefonlarınıza gelen mesajlar, cami hoparlörlerinden yapılan anonslar, Valilik’in hazırlattığı volümü yüksek uyarıların tamamı toplum sağlığını korumak için… Fakat, inat ve ısrarla bu durumu görmezden gelen, göz ardı eden bir güruh var… Sığındıkları tek livan var: Bana bir şey olmaz.
E tamam kardeşim, belki sana bir şey olmaz… Ya bulaşa neden olduğun insanlar… Onlardan biri veya daha fazlasının yaşam hakkına tacavüz değil mi bu umursamazlığın sonu.
Aslına bakarsanız, bunlar için TCK’da “Taksirle ölüme sebebiyet verme” maddesini işletmek lazım…
Devlet erki ile birlikte, bireyler olarak hepimizin sorumluluğu var bu işte. Sorumlu bireyler olarak davranırsak, bu işi olabildiğince hafifi atlatacağız. O halde biraz daha sorumluluk…
Ve elbette, biraz daha empati ve özveri de şehri yönetenlerden bekliyor insanlar.
Mesela, ayakta yolculuk ve toplu taşımadaki yolcu sayısının düşürülmesi adına atılan adımlar doğru fakat alınan önlemler yeterli değil. Acilen, bu konuda hamleler yapılmalı.
Dedik ya süreç sıkıntılı diye… Bu işin üstesinden gelebilmemiz için, topyekun hep birlikte hareket etmemiz olmazsa olmaz koşul.
Yürek birliği, fikir birliği, inanç birliği ve ortak akılla bir bu zor günleri aşarız.
Yeter ki, yeni normalin kuralarına uyalım, hepsi bu!













