Size de kısır döngü gibi geliyor mu bilemiyorum ama görünen köy kılavuz istemiyor.
Kayserispor’da Erol Bedir Başkanlığı’nın ardından bir gelenek oluştu sanki. As Başkanlık makamında kim varsa, bir dönem sonra başkanlık koltuğuna oturuyor. Sıralı olarak ifade edersek, Berna Gözbaşı, Ali Çamlı, şimdi de Nurettin Açıkalın. 8 yıldır yönetim anlayışı bu.
Pek ala, bu süreçte ne oldu?
Kim geldiyse gideni suçladı… Oysa hep birlikte oradaydılar… Beraber yürümüşlerdi yağan yağmurlarda filan. Ortaya dökülen inanılmaz hoyrat rakamlar… Birçok kez gelen transfer yasakları, bir kez küme düşme ve devlet eliyle lige tutunma… Olumsuz manada aklınıza gelen ne varsa, Kayserispor’da yaşanın adı da odur işte…
Gelenin gideni suçladığı ancak kendisi giderken bin beterini bıraktığı borç miktarları, ‘sen, ben, bizim oğlan’ anlayışıyla kurumsallıktan uzak kalan anlayışın öncelendiği Kayserispor, ne yazık ki bugünlere geldi. Aslına bakarsanız, her şey vardı bu yönetimlerde ama şeffaflık yoktu. Basit örnek üzerinden devam edersek son 8 yılda Erciyes Anadolu Holding ve yan kuruluşları olmak üzere kulüp hesabına giren resmi-gayrı resmi toplam para ne kadar kimse bilmiyor. Son dönem hariç yayıncı kuruluş gelirleri, toto, loto, iddia, diğer gelirler nedir bilen var mı? Hiçbir genel kurulda bunların hesabı verilmiş midir? Elbette bu cevabı ‘Hayır’ olarak şuraya not düşelim…
Ayrıca hatırlayalım; bu kulüpte suç duyuruları, mahkemeler, karşılıklı suçlamalar, yargıya intikal eden durumlar yaşanmadı mı? Araya giren şehrin ağabeyleri olmadı mı? Hatta şehrin muhtelif yerlerine ‘Hırsız var’ pankartları asılmadı mı? İşte bunları hatırlatmamın bir tek sebebi var; siz kulübü çiftlik gibi yönetirseniz, hatta çıkarınız için kullanırsanız, kılavuzu karga olanın meselesine kadar geliriz… Üzgünüm ama bunu söylemeliyim: Kendi iş yerini fevkalade ciddiyetle ve kurumsallıkla yönetenler, iş Kayserispor’a gelince, iptidai olmayı tercih ediyor nedense?
Bu ve benzeri konular üzerine saatlerce konuşabilirim, sayfalarca yazabilirim. Lakin amaç üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. O nedenle Ali Çamlı’dan görevi devralan Nurettin Açıkalın Başkan, şeffaflık ilkesi ve kurumsallık zemini üzerinden yürürse ne âlâ, aksi halde yeniden dön baba dönelim günlerine tanıklık ederiz. Ve kendisine şunu da hatırlatalım: Kulübün genel durumu ve mali bilançosunu bilerek bu göreve talip oldu… Yarın bir gün, eskiden diye cümle kurmaya başlarsa, bu haller kabul görmez.
Ayrıca üzerinde durulması gereken çok ama çok önem arz eden bir mevzu bahis bu şehirde nedense auta atılıyor. İstifa eden Başkan Ali Çamlı’nın defteri kapatırken giderayak yaptığı açıklamada, “Bu kulüpte yapılan bütün pislikleri derledim topladım, zaten Cumhuriyet Savcılığı suç duyurum var, yenisi de yapacağım” sözleri neden kimsenin ilgisini çekmedi? Demek ki Kayserispor’a pislik yapan biri ya da birileri var. O halde şehrin bunu bilmeye hakkı yok mu?
Kayserispor adına derin konular söz konusu… Elbette bir gün bunların hepsini tarih yazar lakin madem yeni bir sayfa açılıyor o zaman omurgalı, ilkeli, hesap verebilir bir yönetim anlayışı bekliyoruz. Hepi topu bu. Hadi görelim sizi…













