Vallahi yazmaktan bıktık, usandık…
Tane tane ve en berrak biçimde anlatmaya gayret ediyoruz ama gördüğümüz bazı manzaralar var ki, küçük dilimizi yutuyoruz resmen.
Bu ne hoyratlık ve vurdumduymazlıktır anlamakta güçlük çekiyoruz.
Tabii ki küresel salgın, yani pandemiden bahsediyoruz.
Bakın Kayseri yine birinci çıktı… Lakin bu hayra alamet bir birincilik değil. Vaka sayısındaki artış oranına göre, 81 il arasında en kötü seviyede olduğumuzu kanıtlayan Sağlık Bakanlığı verileri… Tüm bu verilere rağmen ne seviyedeyiz, sokağa bakmak yeterli olur kanaatindeyim. Bir grup insan, hiçbir şey yokmuş, olmamış modunda…
Oysa bakın en yetkili ağızlardan yapılan açıklamalara…
İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli, “Kayseri olarak 4. Piki yaşıyoruz” dedi, hastanelerdeki yükün ciddi biçimde arttığının altını çizdi.
Henüz dün Şehir Hastanesi Çocuk Kliniği Sorumlusu Uzm. Dr. Binnaz Çelik, çocuklarda korona virüs ne denli yükselişe geçtiğini tane tane anlattı. Yalnızca yetişkinlerde değil çocuklardaki vaka sayısının çok ciddi seviyede arttığına tanıklık ettiklerini üzülerek ve üzerine basa basa vurguladı, “Aşı olun” çağrısı yaptı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da çok önemli ifadeler kullandı ve dedi ki: “Vaka sayısında kontrol edilemez konumlara doğru bir artış yaşandığı ortada. Bu yöne doğru kuvvetli bir eğilim var. 4 doz aşı yaptırmış bir hekim olarak çağrıda bulunuyorum, kurallara uyalım ve aşımızı yaptıralım…”
Ve elbette şehrin Valisi Şehmus Günaydın. Salgının ilk gününden beri konunun üzerinde fazlasıyla titizlenen, kurallara uyulması noktasında kılı kırk yaran, gecesini-gündüzüne katan bir isim olarak eminim ki son dönem Kayseri adına ortaya çıkan rakamlardan en çok rahatsız olan O… Her fırsatta da Kayserililer’i uyarıyor, uyarmaya devam ediyor.
Bakın bunca bilim insanı, şehrin mülki ve idari amirlerinin uyarısına rağmen bu Kayseri’de olup biteni, yani ortaya çıkan manzarayı neyle izah etmek mümkün?
Yahu arkadaş, Kayseri’de artık hastaneler yükü taşıyamaz vaziyette… Bunun neresini anlamamakta ısrar ediyorsunuz. Kim, neyin hesabını yapıyor pes doğrusu!
“Benim bedenim, benim kararım” deyip aşı karşıtlığı üzerinden dem vuranlar ve “Bana bir şey olmaz” kolaycılığının içinde olanlar… Sözüm size; tamam da senin bedeninin taşıdığı virüs, tüm toplumu, dolasıyla halk sağlığını ilgilendiriyor, haberin var mı?













