Kayseri, denizinin kıymeti bilmiyor…
Ne denizi kardeşim… Karara-makara mı yapıyorsun diyenleri duyar gibiyim.
Üzerine basa basa bir kez daha yazayım; Kayseri denizinin kıymeti gerçekten bilmiyor.
Yahu arkadaş, Anadolu’nun orta yerinde yer alan bu şehirde denizin yerini tutabilecek seviyede bir Yamula Baraj Gölü var. Elbette yeni değil, yıllardır bu durum aynıyla vaki. Pek ala, 65 km. x 10 km’lik bir alanı kapsayan bu baraj golü, hak ettiği seviyede midir derseniz, cevabım ‘asla ve kata’ olur tabii ki.
2003 yılında su tutmaya başlanan ve sonrasında birçok kez farklı yapılanma adına tavırlar geliştirilen bölge ne yazık ki istenilen seviyeye bir türlü gelemedi. Zira bu durumu hafta sonunda bir kez daha test ettik ve onayladık.
Kocasinan Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Dragon Festivali için ikinci gün alanda zaman geçirme fırsatım oldu. Haliyle düşündüm, Kayseri burasından yeterince faydalanabiliyor mu diye ama maalesef beklentiler cevap bulamıyor. Biraz festivalden bahsedelim, sonra ana konuya döneriz. Gayet başarılı bir festival oldu, yarışmalar, etkinlikler, hayli ilgi gördü. Zaten Ahmet Çolakbayrakdar’ın Belediye Başkanlığı dönemiyle birlikte Yamula Barajı ciddi manada yatırım aldı. Olta balıkçılığından tutun da, kano-kürek yarışları, off shore, gibi birçok etkinlik düzenleniyor burada. Biliyorum ki, Kocasinan Belediyesi de ciddi seviyede sahipleniyor burasını. Fakat yetmez. Kocasinan Belediyesi’nin bütçesiyle, burada amaçlanan hedefe ulaşmak çok uzun yılları alır. Lakin Tarım Orman Bakanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, Valilik gibi kurumların da el vermesiyle bu bölge net bir biçimde Kayseri’nin denizine dönüşebilir.
Anlatmaya çalıştığım şey, bir vizyon meselesi. Küçük düşünerek bir yere varmak mümkün değil. Eğer siz burasını Kayseri ile özdeşleşen Erciyes gibi bir sembole dönüşmesini isterseniz, yol, yeşil alanlar, ağaçlandırma çalışmaları, kıyı şeridi oluşturma, yeme içme alanlarını genişletme gibi bir misyonla yola çıkmak gerekir. Yamula Baraj Gölü’nde bir peyzaj mimarlığı dokunuşu, işi başka yöne götürür mesela… Ancak bunu tek başına Kocasinan Belediyesi’nin üzerine yıkmaya çalışırsanız, işte orada durağanlık, hantallık başlar. Yeni bir vizyon, yeni bir nosyon şart!
Bakın hafta sonu gerçekleşen festival ne denli başarılı olduysa, oraya gelen vatandaşlar adına toz toprak, otopark, yeme içme alanlarının ulaşılabilirliği de bir o kadar sıkıntı oldu. Kayseri sahiden bir deniz seviyesinde bir imkâna ulaşmak istiyor mu, istemiyor mu, işte tüm mesele bu!
Benim ifade etmeye çalıştığım şey, büyük fotoğrafı görebilmek… Büyük fotoğraf demişken, şunu açık seçik deklare etmem gerekir. Kayseri’de bazı sözde STK’lar var… İşte o STK’lardan birkaçı, Kocasinan Belediyesi’ne bu festivali yaptırmamak adına bin bir kılıkta tavır sergiledi. Festivalde yer alan yarışmacıların kılığı-kıyafeti eksenli bir dayatma söz konusu oldu. Bu durum kamuoyuna pek yanması ama bazı STK’lar, “Festivali yapmayın” diye berrak bir biçimde ısrarlı tutum sergiledi Kocasinan Belediyesi’ne… Ciddi ciddi baskı yaptılar yani iptal tuşuna basmak için… Allah var, Başkan Çolakbayrakdar dik durdu, Vali Gökmen Çiçek ve Emniyet Müdürü Atanur Aydın da... Böylelikle bu festival yapıldı, haberin olsun bunlardan diye yazıyorum…
“Festival, mestival istemezük” zihniyetine karşı şehrin ileri gelenlerinin bir bölümü, aksiyon aldı da, iş başka yere gitmedi. İki gün boyunca 25 bin kişinin katıldığı bir etkinliğe dönüştü festival… Protokolde kim vardı, kimler yoktu diye bakmayı da ihmal etmedik ama… STK baskısını görünce, başını öne eğenler, kafasını kuma gömenler, karanlığa ıslık çalanlara tanıklık ettik. İl Jandarma Alay Komutanlığı, Turizm İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile KAYÜ Rektörü Kurtuş Karamustafa’yı alanda gördük. Örneğin Büyükşehir, Melikgazi, Talas’ın başkanları festivale gelemedi! Acaba niçin merak ettim de?! Kendi kendime de sordum; STK korkusu mu hasıl oldu diye?!
Şunu anladık; Kayseri’nin bir bölümünü-azınlık bile olsa-festival korkusu sarmış ve bir de buna biat edenlere tanıklık ettik. Galiba etmeyi de sürdüreceğiz ama aklı selim ve sağduyu her zaman kazanacak, bundan zerre şüphe duymayanlardanız.
Biz diyoruz ki, karanlığa inat, aydınlık yarınlar; hadi göreyim sizin vizyonunuzu…













