İbretlik günlere hem tanıklık, hem eşlik ediyoruz.
Türkçede bir deyim vardır, “küçük dilini yutmak” diye; şaşkınlığın en güzel ifadelerinden birisidir. Nitekim, Kayseri’nin Cumhuriyet Meydanı’nda denetim yapanlar küçük dilini yuttu…
Son dönemde hayli sıklaşan korona pandemisi denetimlerinden biriydi. Vakayı adiyeden haller silsilesine dönüşen rutin işlerin içinden öyle şeyler çıktı ki, şaşakaldık! Kayseri Valisi Şehmus Günaydın ve şehrin erkânı, çarşı-Pazar gezerken, kontroller sırasında, “Haydaa” dedirtecek bir durumla karşı karşıya gelindi…
Evde karantinada olması gereken bir kişi, Cumhuriyet Meydanı’nda resmen suçüstü oldu. Suçüstü kelimesini bilerek, isteyerek, örnek olması için kullanıyorum.
Yahu arkadaş, pozitif vaka ile temas sonucu şüpheli bir durumdaysanız, doğrudan karantinaya gidiyorsunuz… Canım memleketimin, canım insanı, izole olup herkesle teması kesmesi ve karantina günlerinin tamamlanması beklemeksizin, koyulmuş yollara, çıkmış toplumun içine…
E yani be kardeşim…
Azıcık, insaf…
Azıcık iz’an…
Anladık, anladık, biz anladık… Kendi sağlığının kıymeti harbiyesi yok…
Ya toplum sağlığı?
Ya, yakınındaki insanlar?
Senin enfekte edeceğin ve sonu ölümle noktalanacak vakalar; bunun hesabı ne olacak?
Eyy aziz insan(!) yukarıdaki sorunun cevabı var mı?
Bu melun virüs aşı ya da ilaçla ortadan kalkıncaya kadar, yeni normal çerçevesinde hepimize düşen toplumsal sorumluluk var. Lütfen üstlenelim.
Şehrin en üst makamı, Vali Bey bugün bir kez daha altını çizdi: “Virüsün artış hızı azaldı, ancak tehlike henüz geçmedi…”
Demek ki neymiş… Meske, mesafe, hijyen koşullarına kayıtsız-kuyutsuz uymaya devam edeceğiz. Aksi bir durumda Kayseri’de son haftalarda olduğu gibi vaka sayısında artış hızının zirve yapması işten bile değil.
Aman dikkat kere dikkat.
Yapacağımız tek şey, bireysel ve topyekun mücadeleye devam…













