Tane tane anlattı dün… Dünya Sağlık Örgütü’nün Yönetici Direktörü Mike Ryan, birçok ülkenin corona virüsü yasaklarını gevşettiğini fakat bunun çok yanlış bir hamle olduğunu…
Hatta uyarılarının sertliği dikkatlerden kaçmadı, “Ülkeler Covid-19 yasaklarını kademeli olarak kaldırmalı. Aksi takdirde bütün kapanma süreci boyunca elde ettikleri kazanımları yitirirler” dedi.
Ryan, insanların salgının başında olmak yerine Covid-19’a daha sonra bulaşmalarının önünü açan devlet stratejilerini eleştirirken, “Bu durum epidemiyolojik (salgın hastalıkları inceleyen bilim dalı) salaklık” çıkmışı yaptı.
Bu açıklamaların temel sebebi belli; sınırsız biçimde eski normale doğru adım atan bütün ülkelerde salgın yeniden hortladı, hortlayacak. Özellikle Delta varyantının baskın virüs olması, daha çabuk bulaş sağlaması ve aşılardan kaçma ihtimali, sıkıntıyı fazlasıyla artırıyor.
Aslına bakarsanız meselenin özü şu; virüs ne kadar çok insana bulaşırsa, varyant denilen biçimsel değişim türevleri süreklilik arz ediyor ve aşıları aşmak adına direnç gösteriyor. Yani her yeni varyant, ayrı bir sıkıntı kaynağı oluşturuyor.
Bakınız, son 15 günlük zaman diliminde dünyada neredeyse ülkelerin tamamında vaka sayılarında korkutan bir yükseliş söz konusu. ABD, İngiltere, Rusya, Hollanda ve birçok ülke yeniden KOvit-19 sarmalına girdi. Türkiye’de de vaka sayısı günlük 5 binin üzerinde. Bu rakamı küçümsememek lazım. Zira maazallah bir 4. dalgayı yaşamayı ne ekonomi kaldırır, ne de insanların psikolojisi. İşte tam burada yalnızca devlete, hükümete değil, hepimize, herkese sorumluluk yüklenmek düşüyor. Galiba uzunca bir süre eski normale dönülmesine dair tavırlar sergilemek yerine, özenli ve salgın kurallarına uygun yaşam biçimini önümüzdeki tek seçenek olarak işaretlemek ile aşı olmaktan başka çıkar yol yok.













