Bu ay hararetli ve hareketli geçmeye namzet. Zira aralık ayı beklentisi yüksek.
İşçiler, memurlar, emekliler 2025 öncesinde büyük beklenti içerisinde. Malum önümüzdeki hafta itibariyle resmi olarak asgari ücret adına seri toplantılara tanıklık edeceğiz. Asgari ücret derken, Türkiye’de çalışan kesimin neredeyse yüzde 50’sine tekabül eden bir rakam var önümüzde. 16.5 milyon çalışan insanının içinde 7 milyonun üzerindeki kişi, asgari ücretle yaşam mücadelesi veriyor bu ülkede.
Asgari ya da asgari ücrete komşu rakamla çalışanların sayısı giderek artarken, bir yıldır zam alamayan bu kesim, gözünü, kulağını hükümete dikti. Sendika temsilcileri, işveren ve hükümet oturacak, konuşacak. Şimdiden asgari ücret toto oynanmaya başlandı bile. Herkes bir rakam veriyor. Herkesin ve her kesimin de bir fikri var. Konuyla ilgili bir borsa mevcut adeta… 21 bin üzerinden başlayıp, 24’lere kadar uzanan rakam kargaşası ile karşı karşıyayız. Bu ay bitmeden yani aralık içinde net rakam açıklanacak, neyin ne olduğunu anlayacağız. Fakat rakam netleşene kadar kimseler beklentilerini yüksek tutmasın. Çünkü Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığı ülkenin canına ot tıkayan enflasyonun, en önemli sebeplerinden birinin çalışanlara yapılacak zam oranı olduğunu ima etmiyor açıkça ifade ediyor. Tam Türkçe karşılığı, “Ne kadar çok zam, o kadar enflasyon” mantığına denk düşen cümleler kuruluyor. O sebeple beklentileriniz yüksek olmasın dedim. Şu anda ortadaki makul rakam yüzde 25 olarak çoktan ilan edildi bile. Anlaşıldığı üzere çalışan kesimin işi gerçekten zor…
Diyecekseniz ki, asgari ücretli sıkıntıda da emeklinin durumu iyi mi? İktidar dâhil kimse “İyiyiz iyi” filan demiyor, diyemiyor. Dememeleri de lazım. En düşük emekli maaşının 12 bin 500 lira olduğu hayat koşullarından bahsediyoruz. Daha kök maaş meselesine hiç girmeyelim, işin içinden çıkamayız. 5 aylık enflasyon farkı yuvarlak hesap yüzde 15. Bir de buna aralık ayı ilave edilecek TÜİK hesabıyla hadi olsun diyelim yüzde 17… Aldığınız maaşın üzerine yüzde 17’yi ilave edin, elinize kaç para geçeceğini şimdiden anlarsınız. Eğer ciddi bir düzenleme yapılmaz ise tabii ki… Hani 2024’ü emekliler yılı ilan etmiştik ya o açıdan ifade ettim…
Meselenin özü şu: TÜİK’in hesabıyla enflasyon hesaplarsanız ve maaş zamlarını buna göre uyarlarsanız, işçi, memur, emekli adına gerçeklik biter, hayal satarsınız. Durum budur!













