Gariplikler silsilesi içinde, hamakat yüklü bulutlar sürekli tepemizde.
Döviz aşağı, döviz yukarı… Oynak kur filan derken, ülkece ekonomist olduk çıktık.
Hemen herkes şu sıralar hayat pahalılığından şikâyetçi.
Kayıtsız şartsız haklılar da.
Ancak, bir de madalyonun diğer yüzünü çevirip bakalım mı?
Birileri 500 bin liralık evine 750 bin lira fiyat çekiyor… Diğeri 200 bin liralık otomobiline 300 bin lira fiyat biçiyor… Öteki bin liralık ev kirasına, 2 bin 500 lira istiyor. Sonra da milletçe oturup hep beraber zamlardan ve artan fiyatlardan bahsediyorlar, hep birlikte ağlaşıyoruz kısacası…
El hak doğrudur, döviz artıyor ama farkındaysanız toplumsal aç gözlülüğümüz çok daha fazla artmıyor mu?
Kime sorsanız dilde hak, hukuk, adalet, vicdan içinde yürüyor ama icraatta haksız, hukuksuz, adaletsiz ve vicdansız!
Kime sorsanız dilde pirüpak, icraatta ise herkesler bi tamam görüyor ki en kirli insan…
Sosyal medya üzerinden verdik mi mehteri, kurduk mu iki afili cümle veyahut da ‘kopyala yapıştır’ üzerinden raconu kestik mi, mutluluk histerisine kapılıyoruz zahir… Oysa kardeşim bu toplum biziz, biz! Bizden oluşuyor, başka gezegenlerden gelenlerden değil… Ne varsa, ne çıkıyorsa karşımıza içimizden biri; haberi olan var mı?
Üzgünüm fakat kötülüğe dair ne varsa bünyesinde barındıran insanlar, bir biçimde tertemiz ve pırıl pırılmış hissi uyandırmak için kendinde olmayan hasletleri varmış gibi yansıtma gayretinde.. Elbette herkesin nakıs tarafları vardır, hatta insan olmanın gereği de budur. Oysa görüyoruz ve tanıklık ediyoruz ki, hiç olmayan özellikleri tam tersi biçimde yansıtarak aldatma ve kandırma üzerinden yol yürümeye çalışanlar giderek çoğalıyor. Sanal dünyada, yaratılan sanrılar üzeri nefes alındığı hissiyle hareket ederek ruhunun huzur bulduğu zannına kapılanların ufuksuz, çapsız, dar küçük dünyaları, ahtapotun kolları gibi hepimizi sarıp sarmalıyor ne hazindir ki. Ve bu insanlarla aynı havayı teneffüs etmek durumundayız…
Sonra mı… Sonrasında hep birlikte toplumsal kokuşmuşluk ve çürümüşlükten yakınıyoruz…
Dolar mı, o hep yükseliyor. Yükselen başka şeyler de var; kokuşmuşluk, kimliksizlik, haysiyetsizlik gibi… Dahası da var say sırala bitmez…
Oysa; oysa insana insan lazım… Fakat insan insana!













