Çirkeflikler, çirkinlikler içinden geçip sapasağlam ayakta kalmak ne kadar mümkün sahi?
Adam gibilerin eksildiğini görmek de artık garip bir şey gibi gelmiyor doğrusu… Bu düzenin içinde insanların iyi yönleri de törpüleniyor sanırım…
Yazıya böyle başladık ama bu bir sitem değil, durum saptaması…
Kişilerin kişiliksizleştiği… Zevahiri kurtarmak adına bin bir kılığa girmek zorunda kalanların resmi geçit yaptığı düzenin içinden orta yere dökülen fotoğraflar can sıksa da, ortaya konulan her çıkış yolu maddeye endekslense de, çaresizlik içinde, kocaman kocaman soru işaretleriyle yüklü günlere eşlik etmek kalıyor geriye…
Akıl, git-gellerin zoru içinde debeleniyor…
Galiba toplumsal bir duygu durum bozukluğu söz konusu…
Herkesin değer yargıları başka başka telden çalıyor…
Armonisi olmayan, notası bilinmeyen sürekli detone haller silsilesi…
Yükselen teknoloji, yitip giden insani değerler… Ve oradan oraya koşturmaca içinde yalan yüklü maskeli balo günlerine eşlik eden hezeyanlar diye düşünüyorum olan biteni.
İnsani değerler adına durum böyle de, siyaseten her şey yolunda mı; tam aksine… Orada da berbat bir durum çıkıyor karşımıza… Toplum her katmanıyla, zıvanadan çıkmış vaziyette. CHP’nin başına gelen mutlak butlan filan derken, Kayseri’de de AK Parti ile YRP arasında büyük bir vaveyla koptu. Kocasinan ilçesinde YRP’den seçilip, AK Partiye yatay geçiş yapan 4 meclis üyesinin ardından ağır ve ağdalı cümleler havada uçuştu. O cümleleri anlatmadan fikrimi ifade etmeliyim: Parti değiştirmek, hele bunu yaparken çorap değiştirir edasında yapmak a acayip irite edici. Seçmenin iradesi taşınabilir bir mal değil yani…
Neyse konumuza dönelim; 4 YRP’li AK Parti saflarına katılınca, Kayseri’de bulunan Genel Başkan Yardımcısı Bülent Osman Osmanoğlu, hem sınırları zorladı hem de çok ağır ifadeler kullandı, hem de sınırları zorladı.
-Size adam diyen, adam değildir…
-Cehennemin dibine kadar yolunuz var…
-Yapılan şey; terbiyesizliktir, ahlaksızlıktır…
-Şu an nezdimizde hiçsiniz…
Valla bu cümleler sokak kavgasında bile kullanılmaz… Hakaret ötesine taşan ifadelerle yüklü bir konuşma…
AK Parti’den bu açıklamaya cevap geldi elbette ama tonu aynı sertlikte değildi…
Bizim ise tam olarak anlatmaya çalıştığımız şey, siyasetin dili. Üsttekiler bu volümle konuşunca, alt tarafta daha da beter şeyler oluyor. Farklı siyasi düşünceler artık zenginlik değil, kavga sebebi olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlar, yukarıda yaşanan kavga odaklı siyaset sebebiyle akrabasıyla, komşusuyla küsüyor, kamplaşma, düşmanlaşma aldı başını gidiyor.
Bizim tarafımız belli: Ne parti değiştirme yaşansın, ne de zehirli oktan farkı kalmayan kelimelerin büyüsüne kapılalım. Siyasi ahlak ve toplumun bütünlüğünü kapsayan, hizmet odaklı bir tavırlar görmek istiyoruz, hepsi bu!













