Mutluluk iki hafta sürdü.
Kayserispor büyük umutların üzerine moral-motivasyon da eklemleyerek gittiği G.Antep’te istediğini elde edemedi.
Oysa kâğıt üzerinde her şey lehineydi.
Sarı-kırmızılı takımda Samet Aybaba ile yolların ayrılmasıyla birlikte, üst üste Denizli ve Malatya galibiyetlerinin yüz güldürmesine artı olarak Dan Petrescu’nun yeni patron olarak göreve başlaması, ciddi manada çok şey ifade ediyordu G.Antep maçı öncesinde.
Kayserispor’da ne denli pozitif toplam fazlaysa, rakipte ise tam tersi bir durum söz konusuydu. Teknik Direktörleri Marius Sumidica’nın görevine son verilmiş, belirsizlik iklimi hâkim olmuş, kocaman kocaman soru işaretleri vardı. Hal böyle olunca, Kayserispor’dan beklenti de yüksekti. Lakin mücadelenin başlamasıyla birlikte kazın ayağının öyle olmadığına tanıklık ettik.
Çiçeği burnunda teknik patron Dan, Türkiye’de hemen her takımın biat ettiği 4-2-3-1 sistemi üzerinden taktik anlayışı sahaya yansıtmaya çalıştı. Haftalardır kâh kapris yapan, kâh sakatlığı nedeniyle oynamayan Manuel Fernandes tercihlemesiyle, aklıselim herkesi şaşırttı desek doğru olur. Oyunda kaldığı sürece, Manuel bir türlü otomatiğe geçemedi ve adeta takımını bir kişi eksik bıraktı. Bir de buna hücumun merkezine Kanga gibi ağır vasıta vakayı ilave ederseniz, moralsiz G.Antep FK, mücadeleyi domine etti.
Tıngır-mıngır giden mücadelede Zoran Kvrzic’in kendi kalesine plasesiyle geriye düşen Kayserispor, iki oyuncusunun ciddi biçimde etkisiz eleman olarak işaretlenmesiyle birlikte rakibine net bir karşılık veremedi.
Görünen köy kılavuz istemez durumunun ete kemiğe bürdüğünü gören Den Petrescu’nun ikinci yarıya başlarken, Lenon-Gustavo, Fernandes-Ackah değişikliği, kısmen işe yaradı. İlk yarıya göre daha derli toplu görünün Kayserispor, bitime 30 dakika kala Yunan stoperi ile duran toptan golü bulunca, herkes ellerini ovuşturdu, “Aman ne âlâ” dedi. Bu sevinç hepi-topu 16 dakika sürdü. Ackah’ın sebebiyet verdiği penaltı, tüm hayallerin yıkılmasına sebep oldu. Ev sahibi istediği elde etti, sonrasında da resmen 2-1’in üstüne yattı ve amaca ulaştı.
Bu 90 dakika geride kaldı… Şimdi sorgulanması gereken, eldeki oyuncularla hedef tutturulabilir mi?
Soru belli, cevap net: Asla ve kat’a…
Virüsü… Sakatlığı… Cezası deyin… Bir de bunlara eldeki kadronun yetersizliğini ilave edin, varın gerisini siz hesaplayın…
Takıma direkt olarak katkı verecek, isimler bu kadroya dâhil edilmeli. Aksi halde geçen sezon sonu olduğu gibi piyangondan bir büyük ikramiye daha isabet etmez haberiniz ola…
Kenardan gelenlerden bahsetmiyorum 11’de banko görev yapacak en az 3-4 oyuncu şart; demedi demeyin…













