Dünyada hiçbir dilde bütün duyguları anlatacak kelime haznesi yoktur. Aslında buna gerek de yoktur…
Gazete Kayseri olarak biz de, belki tüm duyguları anlatamadık, aktaramadık ama “Aile Dramı” manşetimiz ile alkolik koca tarafından terk edilen, yaklaşık 3 ay sokakta-inşaatlarda 4 çocuğu ile yaşam mücadelesi veren, Sedef B.’nin trajedisinin, kamuoyu tarafından görülmesine ışık tuttuk.
Değişik yaş guruplarında 4 çocuk, çaresiz bir annenin yaşam mücadelesini haberleştirdik. Bir anne ile 4 çocuğun hayata tutunmaya çalıştığı gecekondunun yürek yakan görüntüleriydi sizlere aktardıklarımız. Adına, ev ya da konut denilirse o gecekonduda insanlığın zifiri karanlığını biz de iliklerimize kadar hissettik. “Fakat haberimizin gazetemiz ve internet sitemizde yayına girmesinin ardından inanılmaz bir etkileşim ve geri dönüş aldık. Anladık ki, Kayseri vicdanını kaybetmemiş.
Bakın burası yani toplumsal vicdan, üzerinde uzun uzun durmamız gereken çok önemli bir konu. Hani Lev Tolstoy diyor ya; “Acıyı duyuyorsan canlısın, başkasının acısını duyabiliyorsan insansın” diye… Biz bu haberle birlikte başkalarının acılarına gönül kapılarını açan, paydaş olan ve muazzam bir duyguyla yardım eden şahane kişiliklere tanıklık ettik… Biraz özel olacak ama gece yarısı olmasına karşın benimle iletişime geçerek, bu aileye yardımcı olmak için elinden geleni ortaya koyan ve gerekeni yapan AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu’na ayrı bir parantez açmamak olmaz… Gösterdiği duyarlılık ve sonrasında yaptıkları, pozitif örnek olarak kayıtlara düşmeli. TBMM’de ‘Bütçe Mesai” yoğunluğuna karşın, yoksulluğun ve çaresizliğin gönlüne dokunma adına kendisinin sergilediği tavrı buraya not ediyorum…
Tabii ki bunun dışında da gelişmeler yaşandı aile adına… Bir biçimde bize ulaşan ve aileye yardım etmek isteyen hayırsever vatandaşlar… Büyükşehir Belediyesi… Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü. Onlar da o ailenin yardımına koştular.
Nihayetinde şunu anladık; kötülüklerin ve iğrençliklerin cirit attığı bir düzenin içinde iyi ve güzel kalpli insanların varlığı, günün sonunda içimizi ısıttı.













