Paşa, Kayserispor’a iyi geliyor.
Lig’in ilk yarısında Kayseri’de kadrodaki bi dünya eksiğe karşın çoluk-çocukla mağlup ettiğimiz İstanbul temsilcisi Kasımpaşı’nın evine konuk oldu bu kez Kayserispor.
21 takımlı yeni sezonun Kayseri’de oynanan ilk 90 dakikası zordu… Lig’in ilk yarısının rövarşında ise maçın zorluk derecesi en az iki kat daha üst düzeye taşındı. Alt sıralar adına düşülen can pazarında Fenerbahçe deplasmanın ardından Paşa’dan da vurgun yemek, psikolojik anlamda zor bir eşiğe gelmekle eş değerdi. Kayserispor’da işin ciddiyetinin farkına vararak, bu bilinçle mücadele etti.
Dan Petrescu, geçen haftaki kötü futbol ve beklentilerin altında kalınması ve rakipten 3 gol yenilmesinin ardından ilk radikal hamlesini, stoper bölgesinde Dimitrios’u kulübeye çekerek, Uğur Demirok’u Sapunaru ile eşleştirerek hayata geçirdi. Bununla birlikte iki yeni transfer Muhar ve Maglica’yı da saha süren Rumen teknik adam zor virajı kazasız, belasız ve altın değerinde üç puanı cebine koyarak dönmeyi bildi.
Berbat bir zeminde, büyük kıymet arz eden mücadelede 90+4’te galibiyete uzanmak, muazzam bir duygu. 4 takımın düşeceği Lig’de bu saatten sonra neyin ne olacağı kestirmek gerçekten zor. Bu nedenle, Kasımpaşa deplasmanı, Kayserispor adına kırılma noktalarından biri bana göre. Ev sahibinin tüm umudunu ve hücum organizasyonunu Aytaç Kara’ya bağlamanın dışında etkin hiçbir icraatı olmadığı 90 dakikanın genelinde, hak eden taraf Kayserispor’du ve kazandı. Golün de uzatma dakikalarının son anında gelmiş olması, bambaşka pozitif bir duygu.
Harika bir galibiyet, üst düzey moral motivasyon. Bunun böyle devam etmesi şart. Zira alt tarafa baktığımızda neyin ne olacağını kestirmek gerçekten mümkün değil. Bu nedenle sarı-kırmızılılar, işin ciddiyetini elden bırakmadan yol almakla mükellef. En küçük gevşemenin faturası ağır olur.
Böylesine kötü bir sahada futbol anlayışının analizine filan girmeye hiç gerek yok. Yürekli bir biçimde mücadele etmek kâfi idi; Kayserispor’da öyle yaptı. Paşa paşa gittiği deplasmandan, çok paşa olarak dönmesini bildi, nokta.
Bu arada hatırlatmakta fayda var. Yeni transferleri tek maç üzerinden değerlendirmek doğru olmaz. Zamanla görürüz ve yazarız. Ancak Denis Alibec sakatlığı sebebiyle sezonu kapattığına göre, hücumun merkezine mutlaka ama mutlaka bir santrfor şart; demedi demeyin.













