Kayserispor son iki haftada adeta cehennemin kapısından döndü.
Öyle böyle değil, yok oluşa giden dikenli yolu kan revan içinde kalmadan koşarak geçti desek yerli yerinde olur sarı-kırmızılı takıma; Denizli ve Malatya maçları adına. Futbolcular, kayıp şehrin çocukları olmaktan son anda yırttı.
Oynanan futbolu analiz etmek, absürt cümleler kurmak yerine nerede hata yaptık sorusuna odaklanmak şart. Sezona bir eli yağda, bir eli balda başlayan (bu benim fikrim değil, yönetimin sezon başı açıklamalarına bakınız) transfer döneminde çatır çatır istediği oyuncaları alan Kayserispor, hiç yaşamaması gereken sıkıntılı bir sürece girdi. Gelen oyuncular, giden oyuncular… Teknik direktör seçimleri derken gele gele bugünlere geldik…
Bir yanda geçmişten gelen borç yükü, diğer yanda ne idüğü belirsiz popülist zihniyetin ürünü olarak karşımıza iki hafta önceki tablo çıktı. Şimdi yeniden bir bahar havasına girdik. İki hafta 6 puan; bundan iyisi Şam’da kayısı derler…
Bakın ben size açık açık anlatayım, uyarayım buradan. Bir futbolcunun (Samet Aybaba dönemi) devre arasında soyunma odasında kitap okuyorum ayağına yatmasına izin verirseniz… Sonra futbolcuları 3’erli, 4’erli ayrı ayrı özel hayatınızın içine dâhil edersiniz, takımda ne huzur kalır, ne de başarı gelir…
İyisi mi siz, gelin sezon başından beri yaptığınız hatalardan ders alın ve yüzümüzü hep birlikte güneşe dönelim, geleceğe bakalım… Geleceğe bakarken, son 180 dakikada adeta ateşten gömlek giyen ve tüm olumsuzlukların üzerine boca edileceğini bilen alt yapıdayken A Takım’da teknik sorumlu olarak görev yapan Uğur Kulaksız’a ayrı bir parantez açmak lazım. Kulaksız ile birlikte teknik ekibin içinde görev yapan Alper Kelkitli, Gökhan Dursun, Enes Karakaya ve Bayram Polat’ın da hakkını bi tamam teslim edelim… Tek kelimeyle helal olsun, bravo… Kulaksız, Süper Lig’in ortalaması en yüksek hoca… Maç başı 3 puan… Biz değil istatistikler böyle diyor. Bin bir naz niyaz ve rica ile gelen Dan Petrescu ve ekibine iyi bir miras bıraktı Uğur Hoca.
Bundan sonra artık Petrescu ve yönetimin hikâyesi başlıyor.
Umarız her şey yolunda gider ve amaç hâsıl olur.













