Dünyanın oluştuğu zamandan bu yana, pek çok farklı çağ yaşadığı bilinen bir realite.
Çağlar günümüzden 2,5 milyon yıl önce, kültürel evrimin, organik evrimin önüne geçmesi ile başladı. Bilim ve bilimsellik böyle diyor…
Şimdilerde ise teknolojinin, sanayinin ve dolayısıyla insan eliyle yapılan her şeyin gelişmesi sebebiyle bilim insanları artık farklı bir çağda olduğumuzu düşünüyor.
Bu çağın adı; antroposen. Pekala antroposen çağı nedir?
Bu çağ ile birlikte, Yeryüzündeki tüm plastik, tuğla, beton ve diğer insan yapımı nesneler, ilk kez gezegendeki bitki ve hayvanların ağırlığını aşmış olacak.
İnsan yapımı nesnelerin tahmini ağırlığı bir teratona (1 trilyon ton) ulaştı.
Yeryüzündeki her insan başına, her hafta kendi vücut ağırlığı kadar nesne üretiliyor.
Bilim insanları, "İnsanın dünyayı şekillendirmede oynadığı büyük rolü ve Dünya'nın durumunu göstermesi bakımından bu tahminler sembolik önem taşıyor. Her birimizin rolü, ne kadar tüketim yaptığımız ve canlı dünya ile insanlık arasında daha iyi bir dengeyi nasıl kuracağımız konusunda kafa yormak için bir neden teşkil ediyor." Diyor.
Bilim insanları, 1900'den bu yana üretilmiş insan yapımı nesnelerin ağırlığını, gezegenimizdeki tüm canlıların ağırlığı (biyokütle) ile kıyasladı.
İnsan yapımı ürünlerin ağırlığının her 20 yılda bir ikiye katlandığı tespit edildi.
Yeryüzündeki canlıların ağırlığı ise ormanların ve doğal ortamların kaybı nedeniyle giderek azalıyor.
Bir aşamada bu ikisinin eşitleneceğini öngören araştırmacılar, bunun bu yıl (2020) sonu itibariyle gerçekleşeceğini tahmin ediyor. Ancak, mevcut gidişat aynı şekilde devam ederse 2040 yılında insan yapımı nesnelerin ağırlığı 1,1 teratondan yaklaşık 3 teratona yükselmiş olacak.
Bu ise insanların yılda 30 gigaton (30 milyar ton) madde ürettiği anlamına geliyor.
Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, yeni bir jeolojik döneme girdiğimizin, insanlığın dünyaya olan etkisinin en üst düzeylere çıkmasını ifade eden Antroposen çağına (İnsan Çağı) girdiğimizin yeni bir kanıtı olarak görülüyor.
Antroposen çağının başlangıcı, insan nüfusunun ve tüketim alışkanlıklarının aniden hızlanmasını ifade eden "Büyük Hızlanma" döneminin başladığı 1950'lere dayandırılıyor.
Bu dönem aynı zamanda alüminyum, beton ve plastik gibi materyallerin her yerde yaygınlaştığı bir döneme tekabül ediyor.
Bir araştırmanın düşündürdüklerini sizlerle paylaşmak istedim. Dünyanın gittiği istikamet, hiç hayra alamet değil. Hele bilim insanlarının bir iddiası var ki, o daha çok can sıkıcı; küresel ısınmayla birlikte eriyen buzulların altında yüzlerce-binlerce bakteri ve virüsün dünyaya yayılma ihtimalinden bahsediliyor.
Çok detay detay gidip zaten sıkıntıda olan insanları, başka bir sorunsala atmanın âlemi olmasa gerek ama dünyanın gittiği yol da yol değil.
Bu yol nereye mi çıkar, o da bilinmez…